Tarih: Cmt Tem 08, 2006 7:25 pm Mesaj konusu: İNSANLARIN EN FAZİLETLİLERİ
Peygamber Efendimiz, birgün: "Ben, sizin aranızda ne kadar kalacağımı bilmiyorum!" buyurduktan sonra, Hz. Ebû Bekir'e ve Hz. Ömer'e işaret ederek: "Siz, benden sonra, bunlara tâbi olunuz!" buyurmuştur.
Ebû Cühayfe der ki: "Hz. Ali birgün bize Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'den sonra, bu ümmetin hayırlısı kimdir?" diye sordu.
Ben de: "Sensin! Yâ Emîrel-Mü'mlnîn!" dedim.
"Hayır! Bu ümmetin hayırlısı, Peygamber Efendimiz (ş.a.v.)'den sonra Ebû Bekir'dir! Ebû Bekir'den sonra, Ömer'dir! Bu ikisinden sonra da üçüncüsüdür! İstesem, üçüncüsünü de size haber verebilirim! dedi, isim zikretmedi."
Hz. Ali (k.v.) "Beni, Ebû Bekir'e ve Ömer'e üstün tutana iftira cezası olarak, dayak atarım!" buyurmuştur.
Züâle b. Avkaletü'l-Yemânî (r.a.), Peygamber Efendimizin (s.a.v.) önünde durup; "Yâ Resûlallâh! Yaratılış ve huy bakımından halkın, insanların en güzeli kimdir?" diye sordu.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Benim, ey Züâle! Fakat, övünmek yok!" buyurdu.
Züâle; "Yâ Resûlallâh! Halkın senden sonra üstünü kimdir?" diye sordu.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Ey Züâle! Benden sonra, analar, Ebû Beklr-l Sıddîk'tan faziletlisini doğurmadı!" buyurdu.
Züâle (r.a.): "Ondan sonra, kimdir?" diye sordu.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Ondan sonra, Ömer'dir!" buyurdu.
Züâle (r.a.): "Ondan sonra kimdir?" diye sordu.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Ondan sonra Osman b. Affan'dır!" buyurdu.
Züâle (r.a.): "Ondan sonra kimdir?" diye sordu.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Ondan sonra, AN b. Ebî Tâllp'tlr!" buyurdu.
Hudri radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Yüksek derece sahiplerini onların altında olanlar görür. Tıpkı sizin, semânın ufkunda doğan yıldızı görmeniz gibi. Ebu Bekr ve Ömer (radıyallahu anhüma) onlardandır (yüksek derece sahiplerindendir) ve daha da ileridirler."
bu Davud, Huruf ve'l-Kıraat, (3987); Tirmizi, Menakıb, (3659).
Hz. Enes İbnu Malik radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm pazartesi günü gönderildi. Hz. Ali radıyallahu anh da salı günü namaz kıldı."
Zeyd İbnu Erkam radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdular: "Ben kimin dostu (mevlası) isem, Ali de onun dostudur."
Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Tâif günü Hz. Ali radıyallahu anh'ı çağırdı ve onunla hususi konuşma yaptı. (Bu görüşme o kadar uzadı ki) halk: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm amcasının oğluyla görüşmesini uzattı" dedi. (Resûlullah bunu işitince):
"Onunla hususi görüşmeyi ben (kendi arzumla) yapmadım. Allah'ın arzusu ve emri ile Resûlü) yaptı" açıklamasında bulundu."
Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Berâet (Tevbe) sûresini, (Arafat'ta hacılara tebliğ edilmek üzere) Hz. Ebu Bekir radıyallahu anh'la göndermişti. Sonra onu çağırarak:
"Bunun, ehlimden olmayan bir kimse ile tebliğ edilmesi muvafık değil!" buyurdu. Hz. Ali radıyallahu anh'ı çağırarak sureyi, (Arafat'ta okuması için) ona verdi."
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız