islamirc.net

islamirc.net: Forums


islamirc.net :: Başlığı Görüntüle - Ayetullah Uzma İmam Humeyni..
 
 

Ayetullah Uzma İmam Humeyni..



 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> İslam Alimleri (İz Bırakanlar İslam Önderleri)
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
target
Site Admin
Site Admin

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 31 Ocak 2006
Mesajlar: 3911
Nerden: bilecektim ki..
Teşekkür sayısı: 76
Kendisine 101 tşk.edildi



MesajTarih: Sal Arl 12, 2006 3:44 pm    Mesaj konusu: Ayetullah Uzma İmam Humeyni.. Alıntıyla Cevap Ver



Ayetullah İmam Humeyni

İmam'ın Tahsile Başlayışı

İmam, molla ebul Kasım’ın mektebinde okula başladı. Molla ebul kasım yaşlı birisiydi ve mektep hanesi de bizim evin yakınlarındaydı.(Eskiden okul olmadığı için okum yazma bilen kimseler mektep hane açar ve çocuklara okuma yazma öğretirlerdi)

Öğrencilerden her biri günde on sayfa kuran okurdu ve Kuran’ı hatim eden herkes öğretmene ve diğer öğrencilere öğle yemeği verirdi. İmam, kuranı hatim ettiğinde yedi sekiz yaşlarındaydı, ondan sonra Arapça ve edebiyat dersleri ile temel bilgileri, annemin amcasının oğlu Şeyh Cafer ve Mirza Muhammet’ten aldı. Arap edebiyatının bir kısmını da dayımız Hacı Mirza Muhammet Mehdi ve damadımız Hacı Mirza Rıza Necef’inin yanında okudu, daha sonra mantık, mutavvel ve suyutiyi de benim (abisi) yanımda okudu.

İmam,16–17 yaşlarına kadar Humeyn şehrinde kaldı daha sonra 1339 H.Ş (1961) yılında Arak şehrine gitti. O sırada Merhum Hacı Şeyh Abdülkerim Hairi arak şehrindeydi. İmam, arak’ta mantık ilmini Şeyh Muhammet Gulpayagani’nin yanında, şerhi Lümeyi (Fıkıh kitabı) ise Ağa Abbas arakinin yanında okumaya başladı.

Ayetullah Hairi 1340 (1962) yılının recep ayında Arak’tan Kum’a hicret etti. İmam, Ayetullah Hairi’nin hicretinden sonra Kum’a gitmeye karar verdi ve orada Mutavvel kitabını Edip Tahrani’nin yanında okudu. Sutuh (içtihat) derslerini Hacı Seyit Muhammet Taki Hansari’nin yanında okudu fakat bu kitabın büyük bir bölümünü Merhum Seyit Ali Yesribi Kaşani’nin yanında okudu. Gerekli olan dış bilgilerin çoğunu Ayetullah Hairi’nin, irfan dersini ise Mirza Muhammet Ali Şah abadi’nin yanında okudu.

Ayetullah Hairi hayatta olduğu süre içerisinde (1355 H.Ş) (1977) İmam onun dersine katılıyordu. Oysa İmam’ın bu süre içerisinde yüksek bir ilmi seviyesi vardı bu yüzden usul ve fıkıh dersi ve bazı göze çarpan zeki öğrencilere de özel olarak felsefe ve irfan dersi veriyordu.

Ayetullah Hairi’nin vefatından sonra Ayetullah Burucerdi Kum’a geldi. İmam ilmi yönden yüksek bir derecede olmasına rağmen Ayetullah Burucerdi’ye olan saygısından dolayı onun derslerine katılıyor ve her zaman şöyle buyuruyordu “ Ben Ağayı Burucerdi’nin derslerinde çok faydalandım” Durum böyle iken şehit Mutahhari ve bazılarının ısrarı üzerine “Selmasi” camisinde fıkıh ve usul dersleri vermeye başladı ve irfan dersini bıraktı.

İmam’ın dersi birçok talebenin katılımıyla çok kalabalık oluyordu. İmam, çok üstün bir zekâya sahipti, yirmi yaşına kadar Arap edebiyatını okumasına rağmen 1340 yılından 1348 (1962–1970) yılına kadar büyük bir ilerleme göstererek felsefe dalında en zor kitaplardan sayılan “Esfar”ı dahi okuyarak, zamanın ileri gelen âlimlerinden biri sayılmaya başlandı.1

İmam'ın Eserleri

İmam’a, ilk yazdığı kitabı sorduğumda o,her halde ilk yazdığım kitap, daha doğrusu ilk yazdığım şey, “Re-sul calut” kitabına açıklamalı dipnot düştüm fakat Ağayı Şah abadi’den ders aldıktan sonra bu hadise ayrı bir açıklama yazdım” dedi. Daha sonra şöyle sordum “ Bildiğim kadarıyla siz yirmi yedi yaşında “Misbahul hidaye” kitabını yazdınız ve yirmi dokuz yaşında “ Seher duasına” açıklama ve tefsir yazmışsınız ve evlenmeden önce “kırk hadis şerhi”ni kaleme almışsınız. İmam şöyle cevap verdi “ Tam olarak aklımda değil ama hatırladığım kadarıyla “ Re-sul Calut” kitabına yazdığım dipnotu ve açıklamayı diğer kitaplardan önce yazdım, ama sizin söylediğiniz gibi de olabilir.”

İmam'ın Diğer Eserleri

1)Fusul-ul hikem kitabına dipnot ve açıklama
2)Miftah-ul gabya dipnot yazması
3)Esraru-salât ve Keşful esrardır ki bu kitabın ayrı bir hikâyesi var. İmam bu kitap hakkında şöyle buyurdu “ Merhum Hacı Şeyh Mehdi, Kum âlimlerinden birisiydi, bu âlimin oğlu dinden uzak büyüdüğü için “Bin yılın esrarı” adında İslam’a hakaret eden ve aşağılayan bir kitap yazdı. Bende bu kitabın cevabını “Keşful Esrar” adlı kitabımla yanıtladım.”

İmam’ın öteki kitaplarını şöyle sıralaya biliriz; Adabu salât (namazın adabı) ,Er-resail ( usul ilmini içeren bir kitap),Tahriru-l vesile (fıkıhla ilgili bir kitap) İmam bu kitabı yazmaya Türkiye”ye sürgün edildiğinde başlamış ve Necef’e sürgününde tamamlamıştı.

İmam’ın diğer fıkıh kitaplarından, “ Bey” alış veriş hükümleri,”Taharet” temizlik hükümlerini içermektedir. İmam’ın en önemli kitaplarından birisi “İslam hükümeti” veya “Velayet-i fakih” kitabıdır. Bu kitap, İmam’ın yaklaşık yirmi dersinin kaleme alınmasıyla yazılmıştır.

İmam’ın yazdığı “Keşful Esrar”kitabı hakkında Ayetullah Hazeli şöyle söylüyor “ Gençliğimde daha yeni İslami bilgiler öğreniyordum,o zamanlarda Muhammet Rıza Şah, hükümeti yeni eline almıştı ve adamlarını memleketin dört bir tarafına göndererek din âlimlerine elinden gelen kötülüğü yapıyordu ve bu halka oldukça ağır geliyordu.O sırada elime çok değerli kitap geçti,adı “Keşful Esrar” ve yazarı İmam Humeyni idi.Ben İslam’a yapılan saldırıların cevabını ararken bu kitap susuzluktan yanan birine su vermek gibiydi.O kitabın her satırı beni ve arkadaşlarımı şaşırtıyor ve okudukça şaşkınlığımız artıyordu.Çünkü kitabın yazarı,açık beyanı,kolay ve anlaşılır kalemi ve büyük bir cesaretle din düşmanlarına karşı saldırıyor ve net bir şekilde konuşuyordu.


İmam'ın İlme Verdiği Önem

İmam, bir gün bizimle konuşurken şöyle söyledi “ Eğer ahirette kurtuluşa ermek istiyorsanız gidin ve ruhani yani din âlimi olun, Her zaman hakkı savunun kendi hoşunuza gitmese dahi hakka uyun”

İmam’a neden 27 yaşında evlendiğini sordum, o,”Evlenmeye ihtiyacım olduğunu hissetmedim çünkü hep ders okumayı ve ilim öğrenmeyi düşündüm, evlenmeye karşı bir ilgim yoktu.”dedi.

Evleneceği zaman şöyle düşündüğünü söyledi “ Evleneceğim insan benimle aynı fikirde olmalı, eğer ben ders okuyan ve ilim tahsil eden biriysem, benimle aynı görüşte olan bir eş seçmeliyim.”

Hanımı, İmam’ın yanında Arapça okumaya başladı ve beşinci çocuğunu dünyaya getirene kadar da İmam’ın yanında Arapça okudu ve son çocuğundan sonra ev işleri çoğaldığı için hanımının kendisi İmam’dan ders almayı bıraktı. Fakat İmam her zaman ders vermeye hazırdı ve hanımının ilmi seviyesini yükselmesi için her zaman onu ilim öğrenmeye teşvik ederdi.3

Öğrencilik Dönemi

İmam her gün sabahtan öğlene kadar durmadan kitap okurdu, kitap okurken yanına oturduğumuzda bizimle bir kelime dahi konuşmaz, soru sorduğumuz zaman birkaç kelimeyle cevap verirdi. Ezandan başka hiçbir şey onu mutaaladan ayıramazdı. Ezanın “Allahu Ekber”ini işittiği zaman kalemi kâğıdı bırakır namaza hazırlanırdı.

İmam’ı tanıdığım günden beri sürekli kitaplar arasında görürdüm, bazen odasına çay götürdüğüm zaman etrafında çok sayıda kitap dizilmiş mutaala eder haldeydi. Kitaplar o kadar çoktu ki kendisi onların arasında görünmezdi.

İmam, bütün günü evde kitap okumakla geçirir yalnız akşama doğru ders vermek için çıkardı. Kitap okumayı çok severdi öyle ki kitap okumaktan gözleri yorulur ve kızarırdı. Yaz tatillerinde Tahran’a veya başka bir şehre gittiğimiz zaman o kadar çeşitli kitaplar okurdu ki İmam’a kitap yetiştirenlerin feryatları yükselirdi.

İmam, Ayetullah Burucerdi zamanında daha İslam ümmetinin önderliği sorumluluğunu üzerine almadan önce, mütalaasından dolayı onu ancak yemek saatlerinde on dakika kadar görebiliyorduk.

İmam, bütün işlerinde olduğu gibi mütalaa ve ders çalışma konusunda da düzenliydi. Ben çocukluğumdan beri her sabah kalktığımda İmam’ı mütalaa ederken görürdüm. Annem, İmam’ın sabah namazından sonra yatmayıp mütalaa ettiğini söylerdi.4

Üstadlık Dönemi

İmam’ın felsefi görüşü, Sadrul mutaallihi’nin (Molla Sadra) görüşüyle aynıydı. İmam yaklaşık yirmi yıl felsefe dersi verdi. Molla Sadra ve diğer felsefeciler hakkında konuştuğu zaman onları överek anlatırdı. Maalesef İmam’ın felsefe dalında yazdığı bir kitabı yok fakat yazılmış bir kitaptan daha değerli olan birçok öğrenci yetiştirmiştir.

İmam, fıkıh dalında yazılmış kitapları ile aşina olanlar daha iyi bilirler, İmam’ın fıkıh derslerinin yöntemi Ayetullah Burucerdi’nin yöntemiyle aynıdır. Yani şeriat hükümlerini anlamada gereken zamanı harcaması, derin düşünmesi ve gereken dikkati göstermesi, ayetleri ve rivayetleri anlamada çizdiği yol İmam’ın fıkıh dalında yeni görüşleri edinmesine sebep oldu. Yaklaşık 30 yıl fıkıh ve usul dalında üstatlık yaptı.5

İmam, fıkıh, usul felsefe ve irfan ilimlerinde çok güçlüydü. Ben ilk Kum’a geldiğim zaman İmam’ın dersine girecek ilmi düzeyde değildim, ama Ayetullah Mutahhari ve Muntazari, İmam’ın dersteki dikkatinden çok söz ediyorlardı. İmam’ın dersine katıldığım zaman, onun konular üzerinde olan dikkatini gördüm. İmam bütün büyük âlimlerin görüşlerini nakil ediyor ve sonra sağlam delillerle onları çürütüyor veya eksik olan yönlerini tamamlıyordu. İmam’ın dersleri çok eğitici ve diğer ilmi sohbetlerde onun derslerini iyi anlayan birisi için güçlü bir kaynaktı.

Ben birkaç tane âlimle bu şekilde görüştüm onlar nerede ders okuduğumu sordular, ben, İmam’ın yanında okuduğumu söyledim ve birkaç tane soru sordu, İmam’ın dersleri sayesinde verilen sorulara cevap verdim. Bu İmam’ın en belirgin özelliklerinden birsiydi. Yani konuyu iyi araştırır ve dersteki bütün soruları cevaplardı. Bütün görüşleri çürüttükten sonra kendi görüşünü söylerdi.

İmam konuları inceler ve şüphelere açıklama getiriyordu. Dersi böyle incelemesine rağmen yorulmuyordu. Dersten sonra oturuyor ve öğrencilerin sorularına cevap veriyor ve bütün sorular bittikten sonra kalkıp gidiyordu.6

İmam, ilk zamanlarda felsefe dersi veriyordu bu derslerin seviyesi yüksek olduğu için herkesin katılmasına izin vermiyor ve öğrencilerini seçerek kabul ediyordu. Dersine katılan öğrencilerden Şehit Mutahhari, Ayetullah Muntazari, Mehdi Hairi gibi şahsiyetleri sayabiliriz.

İmam bu konu hakkında şöyle söylüyordu “ Ben, felsefe dersi vermeye başladığım ilk zamanlarda, herkesin katılmaması için küçük bir odada ders veriyordum.”7

Ben usul ve fıkıh derslerini İmam’ın yanında, felsefe dersini ise Allame Tabatabai’nin yanında okuyordum. İkisini de çok seviyordum ama hangisinin felsefede daha güçlü olduğunu öğrenmek istiyordum. Bu konunun benim için açıklığa kavuşmasını istiyordum, bir gün bu iki üstadı öğlen yemeği için odama davet ettim, onlar bu davetimi kabul ettiler, beklediğim fırsatı bulduğum için hemen felsefeyle ilgili bir konu öne sürdüm, ikisi de suskun bir şekilde duruyorlardı. Allame, İmam’a baktı, İmam gülümseyerek cevabı Allame’ye bıraktı. Allame cevap verirken İmam, hiçbir şey söylemeden onu dinliyordu. Daha sonra İmam’dan bir felsefi soru sordum. İmam, saygılı bir şekilde Allame’ye baktı ve sonra cevap verdi. Allame, İmam’ın sözü bitene kadar sustu ve onu dinledi. Yani bu iki üstat arasında ilmi bir tartışma ortamı yaratamadım.8

Arkadaşlar arasında ilmi bir tartışma ortamı olduğu zaman İmam susar ve dinler ve tartışmaya katılmazdı. Fakat biz İmam’dan fikrini sorduğumuz zaman, konuya girer ve tamamen konuyu açıklığa kavuştururdu.

Ayetullah Burucerdi ders vermeye başladığı zaman İmam, usul ve fıkıh dersleri veriyordu. Kum’un çok sayıda çalışkan ve ciddi öğrencisi onun derslerine katılıyordu. İmam diğer üstatlara nazaran verdiği derslerde konuları çok dikkatli bir şekilde inceliyor, soru sorulur sorulmaz soruyu anlar ve cevap vermeye başlardı.

Bildiğim kadarıyla İmam daima mütalaa ile meşguldü. Sadece ders vermek için evden Selmasi camisine giderdi. Derslerinin birisi öğlenden önce öteki ise öğlenden sonra akşam namazından bir buçuk saat önceydi. Sabah namazından sonra ise mütalaa ediyordu.

ilk Klip sözleri dinlenesi ve tam onu anlatan bir klip..


Link

Ve Filistinli Bir Hanımın Ona ithafen yazdığı mektup..



Link


Ve İmamın Ünlü Sloganı..

La Şiiye La Sünniye Vahdet Vahdet İslamiyye..

YakınDır..

sevdiğim! Vera.. hangi çocuğu okşadın,
ellerinle gülden kokular..
dilinde aşk nameleri,
söylesene Vera hangi çocuğun adını andın..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
zeydiyye
Konuşkan Üye
Konuşkan Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2006
Mesajlar: 1934

Teşekkür sayısı: 5
Kendisine 18 tşk.edildi



MesajTarih: Sal Arl 12, 2006 4:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Allah razı olsun...


ZİNDE BAD JEHENNEM BERAY-I ZALİMAN!!!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
hayyimeyyit
Bağımlı
Bağımlı

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 06 Kasım 2006
Mesajlar: 136

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 2 tşk.edildi



MesajTarih: Sal Arl 12, 2006 8:51 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bakıştaki asalete bakınız... hay maşaallah!

Allah c.c. razı olsun.

“Bir ahir zamandı / sokaklar çok dardı / kesse Leyla bileğini / Mecnun kanardı...”
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
methist
Onursal Üye
Onursal Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 07 Haziran 2006
Mesajlar: 709
Nerden: kaybolDUMMMMM!:.
Teşekkür sayısı: 7
Kendisine 5 tşk.edildi



MesajTarih: Çrş Arl 13, 2006 5:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

teşekkür ederim
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> İslam Alimleri (İz Bırakanlar İslam Önderleri) Tüm saatler GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


 
Copyright © 2005 PHP-Nuke. PHP-Nuke is a free software released under the GNU/GPL
Forumtags