islamirc.net

islamirc.net: Forums


islamirc.net :: Başlığı Görüntüle - HZ. NUH’UN GEMİSİ
 
 

HZ. NUH’UN GEMİSİ



 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> Kur'an'da Adı Geçen Peygamberler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
mendil
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 21 Ocak 2006
Mesajlar: 331

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 7 tşk.edildi



MesajTarih: Cmt Arl 15, 2007 3:30 pm    Mesaj konusu: HZ. NUH’UN GEMİSİ Alıntıyla Cevap Ver

HZ. NUH’UN GEMİSİ

Kur’an'da bahsi geçen Hz.Nuh'un Rabbine olan serzenişine kulak verelim.

Nuh-5 [Ve bir zaman sonra, Nûh] “Ey Rabbim!” dedi, “Ben halkıma gece gündüz çağrıda bulunuyorum,

Nuh-6 ama bu çağrım onları yalnızca [Senden] daha da uzaklaştırdı.’’


Hz Nuh’un mesajı ilettiği toplumun önderlerinin statü sahibi, büyüklenen, zengin bir sınıf olduğu anlaşılıyor. Hz. Nuh’un ilettiği mesajın kendilerinin statüleri için bir tehdit oluşturacağını anlamış olsalar gerek ki, Allah’a kul olmaya davet edildiklerinde bu sözleri işitmemek için parmaklarıyla kulaklarını tıkıyorlar.

Nuh-7 "Ve doğrusu, onlara bağışlayıcılığını göstereceğin ümidiyle ne zaman çağrıda bulunduysam parmaklarını kulaklarına tıkadılar"

Bu sözleri dikkate almıyorlar. Rahatsızlık duyuyorlar ve bunu belli de ediyorlar. Diyorlar ki ;

Hud-27"Kavminden hakkı kabule yanaşmayanların ileri gelenleri: “Biz senin kişiliğinde bizim gibi ölümlü bir insandan başka bir şey görmüyoruz” dediler, “üstelik, hemen ilk bakışta, içimizde, aşağı tabakadan birtakım (dar görüşlü) insanların dışında kimsenin seni izlediğini de görmüyoruz; dolayısıyla, bize karşı bir üstünlüğünüz olduğu görüşünde değiliz; tersine, yalancı kimseler olduğunuzu sanıyoruz!”

İlk itirazların Nuh’un mesajına kulak veren yol arkadaşlarına olduğunu görüyoruz. Fakirler, toplumda herhangi bir statüleri yok. Tabii ki bu iki kesim arasında hak-batıl mücadelesinin olması da kaçınılmazdır. Bu zümre istiyor ki zenginliklerine dokunulmasın, fakirler üzerindeki otoriteleri devam etsin. Bu yığınlar kendilerinin belirledikleri gündemi yaşasınlar, kaygı ve korku arasında bocalasınlar... Böylelikle onların alın terleri üzerinden rahat yaşamlarının ve sömürülerinin devamını arzulamaktadırlar. Nuh’un uyarıcılığıyla karşılaşana kadar bu fakir zümre oluşan bulanık havada doğruyu görememekteydi. Buradaki sahne aslında çok hafife alınacak bir vakıa değil, çoğu zaman hayatımızda karşılaştığımız ve tercihlerimizde hataya düştüğümüz bir durum söz konusudur. Yapmamız gereken kendi gündemlerimizi oluşturmak olmalı. Toplumlarımızdaki otorite ve güç sahibi, zengin zümreye karşı dik duramamamızı, oluşturdukları gündemlere yenik düşmemizi böylelikle sorgulayabiliriz. Karşımızda çok güçlü bir kamuoyu var ve biz bunlara ancak sınırlı araçlarımızla karşı durmak zorunda kalıyoruz. Çünkü güçlerimizi birleştirecek birlikteliklerde karar veremiyoruz. Onların oluşturduğu gündemlerde kimlik mücadelesi vermek durumundayız. O yüzden uyarıcılarımızın mesajlarını duyduğumuzda parmaklarımızla kulaklarımızı tıkayacağız. Aşağı tabakadan, fakir, hiçbir şeye sahip olmayan kimselerin bulunduğu bu meclisin doğruluğunu da sorgulayabiliriz, tercih bizim, ama yine de Hz. Nuh’un tercihine kulak verelim;

Hud-29-30 “Ey kavmim; üstelik bu mesaj[ı size ulaştırdığım] için sizden bir çıkar da ummuyorum; benim (çabalarımın) karşılığı ancak Allah katındadır. Ayrıca, ben imana erişenleri[n hiç birini] yanımdan kovmayacağım. Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklar[ını biliyorlar]; ama size gelince, sizin [doğrudan-eğriden habersiz, yol yordam] bilmez bir topluluk olduğunuzu görüyorum! Hem, ey kavmim, eğer onları yanımdan kovarsam söyleyin, Allah'a karşı kim korur, kim savunur beni? Bunu hiç aklınıza getirmiyor musunuz?

Sanıyorum iman iddiasında olan bizler için çok güzel bir cevap. "Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklarını biliyorlar." Eğer onları yanımdan kovarsam söyleyin, Allah'a karşı kim korur, kim savunur beni? İman etmenin, Allah’ı dikkate almanın çok güzel bir tanımı da yapılmış. Onca güce, kuvvete, otorite ve statüye sahip bir topluluk karşısında elimizde hiçbir şeyimiz olmasa da onlara karşı durmak, Allah'a döneceğimiz bilincini kuşanmak, asıl gücün O'nun elinde olduğunu bilmek ve yalnız Allah’tan korkmak... Öyleyse kardeşlerimizin güçsüzlüklerine burun bükmeden, Nuh’un gemisine binmek için gerekli azığımızı kazanma endişesi duymalıyız. Ötekilerin süslü dünyaları, rahat yaşamları, güç ve otoriteleri karşısında erimemeliyiz. Unutmamalıyız ki, bu ikinci dünyamız ve diğer dünyamız tufanla beraber yok olup gitti. Tercihimizi kendilerinden yana yaptığımız, büyüklenen, zengin zümre de tufanla birlikte yok oldu. Yani bizler o dönemde Nuh'un horlanan, insan yerine koyulmayan, fakir, mazlum arkadaşlarının torunlarıyız. Nereden geldiğimiz bilinci ile atalarımızın yolunu sürdürmek için çaba göstermeli, aslımızı unutmamalıyız. Onlar şehirlerinin bir tufanla yok olacaklarına inanmayan binlerce insana ve gerçeği görmelerini engelleyen kamuoyuna rağmen Nuh’un Rabbinin sözlerine inanmışlar ve ödül olarak da Nuh’un yol göstericiliğinde gemiye binip tufandan kurtulmuşlardı. O halde bizler de öte dünyadaki kurtuluşumuz için bulunduğumuz yerlerde demir atan, bizlerin önünde duraklayan Nuh’a kulak vermeliyiz. Bizleri kuşatan zindanlarımızdan kurtulup Nuh’un gemisine binme cesaretini gösterelim, rahat yaşam arzularımızı terk edip bizden olmayanların gündemlerinde kaybolmadan, aşağı tabakadan kardeşlerimizle aynı safta yer almamızı teklif eden Nuh’a karşı müşriklerin gösterdiği davranışları göstermeyelim. Ve inatla O’nun safında yer alalım. Çıplak uyarıcılarımızı hayatımıza misafir edip dinlemeliyiz, kayba uğrayacağımız tek nokta bu dünyada kurtuluş biletimiz olan, Nuh’un semtlerimize, yanı başımıza demir atan Gemisine / ilahi mesajına kulak vermeyip sahte Nuh’ların çürük gemileriyle yok oluşumuza doğru yelken açmış olmamız ya da uykuya daldığımız sahte dünyamızdan uyanamayıp gemiye yetişememe ihtimalimizdir. Ya hiç farkına bile varamamışsak Nuh’un, öylece geçip gitmişse yanı başımızdan? İşte bu yüzden Nuh’u fark edebilmek istiyorsak tercihlerini güçlüden yana kullanan, hidayetten yüz çeviren kişilerin adımlarını takip etmeyelim. Hidayet kendilerine geldikten sonra Nuh’un gemisine binmeyen, tercihlerini haklıdan değil de güçlüden yana kullanan, dünyadaki rahat yaşama aldanan, tufanın gelmesinden habersiz bu insanların sonları ebediyen yok oluştur. Gerçekte kazançlı olduklarını düşündükleri tercihleri zavallılıklarının işaretidir. Rabbimiz diyor ki ;

Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, müminlerin yolundan başkasına uyarsa onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir. (Bakara)

İnşallah Rabbimiz yukarıdaki sondan bizleri korur. Bizlerin yanına uğrayan Nuh'un gemisini fark edebilir, onun mesajlarına kulak verebiliriz, geçici olana aldanmaksızın asıl gücün Allah'ın elinde olduğunu anlayabiliriz.

Yapmamız gereken Nuh’un yanında olup olmama konusunda doğru karar vermektir. Bir arada her iki kesimi de idare etme alışkanlıklarımızdan vazgeçmeyi göze alabilmeliyiz. Şu an için hiç olmazsa alternatifler üretmeyi göze alabiliriz.

Selam ve dua ile

Hikmet ERTÜRK

Bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mekteb-i Mülkiye
Moderator
Moderator

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2007
Mesajlar: 992

Teşekkür sayısı: 51
Kendisine 84 tşk.edildi



MesajTarih: Cmt Arl 15, 2007 6:09 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

kardeş ben senin yazılarını ilgili başlık altına taşımaktan bıktım ama sen hala her konuyu islami konular başlığı altına yazmaktan bıkmadın Smile

bunu da taşıdım..

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
mendil
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 21 Ocak 2006
Mesajlar: 331

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 7 tşk.edildi



MesajTarih: Cmt Arl 15, 2007 6:15 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

yaw ne bilim elli senedir giriyorum bu foruma ama öğrenemedim Razz

Bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
gamzeaydin
Bağımlı
Bağımlı

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 13 Haziran 2006
Mesajlar: 175

Teşekkür sayısı: 26
Kendisine 3 tşk.edildi



MesajTarih: Cmt Arl 15, 2007 6:18 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

mendil demiş ki:
yaw ne bilim elli senedir giriyorum bu foruma ama öğrenemedim Razz


gencim demistin yardim basliginda hangisi doru (:
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
mendil
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 21 Ocak 2006
Mesajlar: 331

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 7 tşk.edildi



MesajTarih: Cmt Arl 15, 2007 6:43 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Aslında islami konular uygun deilmi ? bu peygamberin tam manasıyla hayatını anlatmıyor tevhidi bilincin anlaşılması için bir yazı !

Bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mekteb-i Mülkiye
Moderator
Moderator

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2007
Mesajlar: 992

Teşekkür sayısı: 51
Kendisine 84 tşk.edildi



MesajTarih: Cmt Arl 15, 2007 6:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Cihad / Mücadele
Dualarımız
Sünnet, Hadis , Siyer
Resimli Ayetler ve Hadisler
Müslümanın Ahlakı
İslam Önderleri
Akaid
Kur'an'dan Ayetler
Kur'an'da Adı Geçen Peygamberler


bu konu başlıklarının hepsi zaten islami konular üst başlığıyla ilişkili.. yani hepsi islamın bir yan dalı..yukarıdaki başlıklardan hiçbirisine girmeyen bir yazı olduğunda islami konular başlığına yazarsak böylece hem yazılar derli toplu olur hem de islami konular başlığı altında yığılmaz olmaz

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
mendil
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 21 Ocak 2006
Mesajlar: 331

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 7 tşk.edildi



MesajTarih: Cmt Arl 15, 2007 7:01 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

en iyisi yazıyı okumak! nerde olursa olsun (tabi alakalı olacak şekilde) gerçekten çok kaliteli yazılar okunsa faydası olur diye umut ediyorum yinede Allah razı olsun düşündüğün için ... inş. gayret edecem dediğim şekilde olması için Smile

Bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mekteb-i Mülkiye
Moderator
Moderator

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2007
Mesajlar: 992

Teşekkür sayısı: 51
Kendisine 84 tşk.edildi



MesajTarih: Cmt Arl 15, 2007 7:07 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

inş saolasın

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> Kur'an'da Adı Geçen Peygamberler Tüm saatler GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


 
Copyright © 2005 PHP-Nuke. PHP-Nuke is a free software released under the GNU/GPL
Forumtags