islamirc.net

islamirc.net: Forums


islamirc.net :: Başlığı Görüntüle - Fıkraa
 
 

Fıkraa



 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> Komiklikler Bölümü
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
RaVzA
Süper Admin
Süper Admin

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 19 Ocak 2006
Mesajlar: 3899

Teşekkür sayısı: 71
Kendisine 92 tşk.edildi



MesajTarih: Çrş Mar 08, 2006 3:11 am    Mesaj konusu: Fıkraa Alıntıyla Cevap Ver

Ananı Çağır

Temel bir gün ailesi ile birlikte İstanbul'a
gelir. Yanlışlıkla büyük bir hotele girerler.
Temel hayatında hiç asansör görmedigi için
şaşkınlıkla asansöre bakar. şişman çirkin bir
kadın kapıyı açar,içeriye girer.Temel hayretle
kadının yaptıklarını izler. Birkaç dakika
sonra kapı açılır ve içerden çıtır bir
hatun çıkar. Temel şaşkınlıkla oğluna döner;
-İdris,Ananı çağıır!

----------------------------------------------------

Ödül

Çoğunluğunu lazların teşkil ettiği komando
bölügü 10 gündür ormanda,çamurda, aç susuz
pislik içinde eğitim yapmaktadır.11.nci gün komutan
çavuş Dursun'u çağırır "Çavuş,10 gündür bölük
gayet iyi bir performans gösterdi bizde onları
ödüllendirelim, bugün çamaşır değiştirebilirler artık.."
"Başüstüne Komşitanum."
Dursun çavuş bir heves koşarak bölüğü toplar
"Sizlere çok sevineceğunuz bir haber cetirdum..
Komitan izin verdi bugün erat çamaşır değiştirecek,
sıraya geçin değiştirun. Temel sen İdrisle.....
İsmail sen Kemalla.... Sadık sen Cemalla

--------------------------------------------------

****Adamın işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş, tam uçağa binerken kulağında bir ses :
-Binme, bu uçak düşecek!
Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içinede bir
kurt düşmüş,binmemiş. Ikinci uçağı beklerken
kara haber ulaşmış :
-Uçak düştü kurtulan olmadı!
Koşmuş Haydarpaşa'ya, bilet almış,
tam trene binecek, aynı ses kulağında
-Binme bu trene, raydan çıkacak!
Dönmüş, bakmış yine kimse yok,trenebinmemiş, gelmiş eve, sabah
gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş
-Tren Eskişehir'de raydan çıktı şu kadarölü, şu kadar yaralı

Allahına şükretmiş, koşup otobüsebilet almış,tam binerken yine o ses
-freni patlayacak!
Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış,bağırmış :
-Sen kimsin yahu?
-Ben senin iyilik meleğinim!
Adam iyice kızmış :
-Ulan evlenirken neredeydin??

Anafikir :
İyilik melekleri büyük kazalara karışmıyor.... Smile)

-------------------------------------------------------------

Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor.İçinden Allah'a
şöyle bir dua edeceği tutuyor:Allah'ım, her gün işe gidip 8 uzun saat
boyunca evim ve eşimin rahatı için çalışıyorum. Eşim ise sadece
oturuyor. Ne olur, bir gün benim yerime geçip, ne kadar zor bir hayat
yaşadığımı görmesini sağla.

Hikaye bu ya, birdenbire adamın dileği yerine geliyor. Ertesi sabah ,
karısının bedeninde uyanıyor. Hemen yataktan fırlıyor. Eşinin kahvaltısını
hazırlıyor. Çocuklarını uyandırıyor. Elbiselerini hazırlıyor. Onların da
kahvaltılarını yaptırıyor. Beslenme çantalarını hazırlıyor. Çocukları okula
götürüyor.

Eve dönüyor. Evi toparlıyor. Yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları
hallediyor. Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp telefon faturasını
ödemek için bankaya gidip sıraya giriyor. Faturayı ödedikten ve temizlikçiye
uğradıktan sonra, akşam yemeği için alışverişe gidiyor. Eli kolu dolu bir
vaziyette eve dönüyor. Bu arada öğlen oluyor.

Evi süpürmeye başlıyor. Eşyaların tozunu alıyor. Mutfağı siliyor.
Çocuklarının okuldan gelince yiyeceği keki pişiriyor. Eee artık çocukları
okuldan alma zamanı da geliyor. Yolda onlarla sohbet ediyor. Okulda olanlar
konusunda akıl fikir veriyor. Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip,
çalışma masalarına oturmalarını sağlıyor. Süt ve kek getiriyor.

Bu arada yıkadığı çamaşırları ütülemesi gerekiyor. Ütü bittiğinde ancak
akşam yemeğini hazırlayacak kadar vaktinin kaldığını fark ediyor. Hemen
patatesleri soymaya başlıyor. Salataları yıkıyor. Pilav için pirinci
ıslatıyor. Etleri çıkartıp, fırın için hazırlıyor.

Kocası eve geldiğinde, onu sofraya tabakları yerleştirirken buluyor. Akşam
yemeğinden sonra, önce eşinin kahvesini pişiriyor. Masayı topluyor ve
bulaşıkları hallediyor. Eşinin ve çocuklarının ertesi gün giyeceği
kıyafetleri kontrol ettikten sonra çocukları yatırıyor. Onlara hikaye
okuyor.

Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona dönüyor ki, eşi onu
yatak odasına çağırıyor. Ne de olsa , adamcağız bütün gün onlar için
çalışıp, yoruldu, şimdi rahatlaması ve gevşemesi gerekiyor. Bu da zaten
onun görevi.

Ertesi sabah uyandığında hemen Allah'a yalvarmaya başlıyor :Allah'ım özür
dilerim. Ben ne dediğimi bilmiyormuşum. Karımın hayatını rahat zannetmekle
ne halt ettiğimi şimdi anladım. Lütfen beni eski halime döndür.

İlahi ses ,
: Evet, dersini aldığını görüyorum.
"Herşeyi değiştireceğim ama maalesef 9 ay beklemek zorundasın çünkü dün gece
hamile kaldın" Razz

---------------------------------------------------------------------
SiYANÜRLÜ KARPUZ
Bir karpuz tarlasi olan çiftçi her aksam tarlasina çocuklarin
dadandigini ve birkaç karpuzun eksildigini fark etti. Bir süre
düşündükten sonra,tarlaya bir uyari levhasi koymaya karar
verdi:
"Dikkat! Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi!"
Ertesi aksam çiftçi karpuz yiyemeden kaçan çocuklari keyifle izledi.
Bir hafta sonra, çiftçi tarlasinda geziyordu. Karpuzlarini denetleyerek
eksik olmadigini düsünürken gözü kendi levhasinin yanina konan bir
levhaya ilisti:
-simdi o karpuzlardan iki tane var!"

--------------------------------------------------------

GÖRGÜSÜZ BAKAN

Bakan olan görgüsüz birisi soförüne sorar.
"Soför söyle bakalim esekle soför arasinda ne fark vardir? "
Soför bir süre düsündükten sonra mahcup bir sekilde;
"Bilemedim bakanim" diyor
Bakan cevap olarak:
"Esege çüs diyince, soföre ise dur diyince durur" demis.
Bunun üzerine soför çok sinirlenmis ama karsidaki bakan oldugu için bir
sey söyleyememis.
Belirli bir süre sonra bu defa soför bakana:
"Bir soru sorabilir miyim bakanim" der. Bakan da:
"Sor bakalim" der. Soför sorar:
"Esekle bakan arasinda ne fark vardir?"
Bakan bir süre sonra:
"Bulamadim soför söyle bakalim" diyor. Bunun üzerine soför de:
" Vallahi bakanim ben de bulamadim... " Very Happy

----------------------------------------------------------------------

Vaktiyle delikanlinin biri evlendikten kisa bir
sure sonra askere gitmiş.
Biraz zaman gecince,

acaba esim hamile kaldi mi diye merak eder olmus.
Ruyalarina giriyor.. Ama nasil ogrenecek?
Esi okuma yazma bilmiyor. Mektup evde okunur.
Açıktan soramaz....
Normal bir mektup yazmis hane halkina hitaben.

Nasilsiniz,sizleri,koyu ozledim vs.
Mektubun sonuna da bir dortluk eklemis:

"Yürü mektubum yürüü ,
Düşü hayra yor da gel.
1 idik 2 olduk,
3 olduk mu sor da gel"

Mektup evde okunmus. Uyanık baba cevap mektubunun

sonuna bir dortluk eklemis:

"Mektubun iyi mektup,
Böyle mektup gene yaz.
Tarlan meyve vermedi,
izinli gel gene kaz"

------------------------------------------------------------------------

Dört kaplumbağa pikniğe çıkmaya karar vermiş. Erzakları hazırlayıp; bir yıl, iki yıl,
beş, on yıl derken 30 yıl sonra piknik yerine varmışlar. Gazozları, yiyecekleri, herşeyi
ortaya çıkarmışlar. Bir bakmışlar açacak yok. Tek çözüm, birinin eve gidip açacağı alıp gelmesi.
Görev içlerinde en küçük kaplumbağa olan Temel’e düşmüş. Genç kaplumbağa;
“-Ben gelene kadar buradaki yiyeceklere dokunmazsanız giderim...”
Diğerleri bunu kabul etmiş. Temel yola çıkmış; bir, iki, on, yirmi yıl geçmiş. Bu arada yaşlı
kaplumbağalardan biri fenalaşmış. Arkadaşları ne yapsa faydasız, son bir dileği olup olmadığını
sormuşlar.
“-Gerçi genç kaplumbağaya söz verdik ama, şuradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?...”
“-Elbette” diyerek, sarmalardan birini vermişler.
Tam ağzına atacağı sırada genç Temel çalıların arasından fırlamış;
“-Gitmiyorum işte, gitmiyorum..

--------------------------------------------------------------------
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
enesnur
Onursal Üye
Onursal Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2006
Mesajlar: 515

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 0 tşk.edildi



MesajTarih: Çrş Mar 08, 2006 3:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

dördüncüsü müthişti....
9 ay daha bekleyecek hemi ?
intihar gibi bir şey...

sadece elimden şu geliyor:

Very Happy Very Happy Very Happy Very Happy Very Happy Very Happy Very Happy

"söz bilirsen söz söyle sözünden ibret alsınlar,
söz bilmezsen sükut eyle seni adam sansınlar" (Ziya Paşa)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
RaVzA
Süper Admin
Süper Admin

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 19 Ocak 2006
Mesajlar: 3899

Teşekkür sayısı: 71
Kendisine 92 tşk.edildi



MesajTarih: Prş Mar 09, 2006 3:15 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

TAKSI SOFORU
Bir gün taxiye binen bir müsteri soföre bir sey sormak için hafifçe omzuna dokunur.Soför bir çiglik atip,direksiyonun kontrolünü kaybeder,bir otobüse çarpmak üzere iken direksiyonu kirar,kaldirima çikip,bir vitrinin önünde arabayi durdurur arkaya dönüp müsteriye:

-"hayatta bir daha bunu yapmayin!" diye bagirir.

Müsteri ise saskinlikla bir ufacik dokunmanin onu bu kadar korkutup siçratacagini düsünemedigini söyler.Bu arada kendini toparlamis olan soför,müsteriye dönüp:

-"haklisiniz, aslinda sizin kabahatiniz yok" der.

Bugün benim ilk taksi soförlügüm, 25 senedir cenaze arabasi soförüydüm........
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
NUR
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 25 Ocak 2006
Mesajlar: 321

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 1 tşk.edildi



MesajTarih: Cmt Mar 11, 2006 4:52 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Einstein konferanslarına hep özel şoförü ile giderdi. Yine bir konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü

Einstein'a, "Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve artık neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum" dedi.
Einstein gülümseyerek ona bir öneride bulundu:
"Peki, simdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar" dedi.

"O halde bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen yap konuşmayı, ben de arka sırada seni dinlerim."
Şoför, gerçekten çok basarili bir konuşma yaptı ve sorulan tüm soruları doğru yanıtladı. Tam yerine oturacağı sırada bir kişi, o güne kadar konferansta sorulmamış bir soru sordu. Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye döndü ve
"Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip" dedi. Sonrada
Einstein’ı işaret ederek söyle devam etti:
"Simdi size arka sırada oturan şoförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu, göreceksiniz, o bile yanıtlayacak."

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
helezon
Konuşkan Üye
Konuşkan Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2006
Mesajlar: 2618

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 16 tşk.edildi



MesajTarih: Pzr Mar 12, 2006 2:33 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Trafik poisi arabayı durdurmuş ve eğilip sormuş:
-Ehliyet ruhsat lütfen
-Tabi buyrun demiş şoför ve vermiş.Polis bakmış bir problem yok.
-Peki demiş polis ,çevre vergisi pulu?
-Burda buyrun demiş adam
-İlk yardım çantanız varmı ?demiş polis
-Tabi deyip bagajı açmış adam.Polis bakmış içinde eksik yok..
-Yangın söndürücü?
-Buyrun
-Zincir
-Derhal çıkarayım buyrun
Polis daha sonra tekrar sormuş:
-Mezdeke kaseti var mı?
Soför çok şaşırmış
-Evet var buyrun demiş
-Tamam siz onu takın teybe ve sesini açın demiş ve başlamış oynamaya polis.
Şoförün şaşkınlığı daha da artmış ve dayanamayıp sormuş:
-Hayrola memur bey?
-Polis cevap vermiş:
-Ee eşşek değilsin artık takarsın bi 20 milyon...
...

Helezon; saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun; Dîvânesi ikimiz kaldık Allah yolunun...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
enesnur
Onursal Üye
Onursal Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2006
Mesajlar: 515

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 0 tşk.edildi



MesajTarih: Pzr Mar 12, 2006 2:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

tabii yani adam emek sarfediyor... kimse rüşvetin "r"sini ağzına almasın... öyle bir şey mi var ?... aslanım benim, yürüüü pardon oynaaaaa, kim tutar seni...

"söz bilirsen söz söyle sözünden ibret alsınlar,
söz bilmezsen sükut eyle seni adam sansınlar" (Ziya Paşa)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
enesnur
Onursal Üye
Onursal Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2006
Mesajlar: 515

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 0 tşk.edildi



MesajTarih: Pzr Mar 12, 2006 2:50 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bir ara böyüklerimizden biri ne demişti ? :
-- Benim memurum işini bilir...

"söz bilirsen söz söyle sözünden ibret alsınlar,
söz bilmezsen sükut eyle seni adam sansınlar" (Ziya Paşa)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
helezon
Konuşkan Üye
Konuşkan Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2006
Mesajlar: 2618

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 16 tşk.edildi



MesajTarih: Pzr Mar 12, 2006 11:19 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Okula yeni bir din öğretmeni atanmış.
İlk dersine girdiği sınıfta, ilk derste önce kendini tanıttıktan sonra,

"Ben de sizleri yavaş yavaş tanımalıyım artık, mesela oğlum senin adın ne?" demiş.
Ögrenci:
"- Adım Fatih öğretmenim." demiş.

Hoca:
"-Hadi bir "Fâtihâ" oku da dinleyelim" deyince
öğrenci güzelce okumuş fâtihâ'yı.

Hoca bu kez başka bir öğrenciye dönmüş:
"-Kızım senin adın nedir?"

Öğrenci:
"-Adım Kevser." demiş.

Hoca:
"-Hadi sen de bir Kevser Sûresi oku da dinleyelim." deyince
kız öğrenci de güzelce okumuş sûreyi.

Hoca sınıfın içinde ordan oraya yürürken köşesine sinmiş bir öğrenci farketmiş. Öğrencinin bu hâli hocanın dikkatini çekmiş. Ve sormuş:

"-Oğlum senin adın ne bakalım?"

Öğrenci heyecanla ayağa fırlayıp aceleyle şu cevâbı vermiş:

"-Hocam benim adım "Yâsin" ama arkadaşlar bana kısaca "Sübhâneke" derler."
...

Helezon; saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun; Dîvânesi ikimiz kaldık Allah yolunun...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
cemre_eylül
Onursal Üye
Onursal Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 04 Şubat 2006
Mesajlar: 762

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 0 tşk.edildi



MesajTarih: Pts Mar 13, 2006 10:32 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Tarih: Pzr Mar 12, 2006 5:09 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Adam karısının kedisinden nefret etmektedir.Kadın evde yokken ,arabaya attığı gibi uzak bi mahalleye bırakır hayvanı....Eve geri gelir bakar ki birde ne görsün,bizim kedi kanepenin üzerinde mışıl mışıl uyuyor......

Ertesi hafta daha uzağa bırakır.....Geri geldiğinde manzara aynıdır,bizimki yine kanepenin üzerinde!......

Bir hafta sonra daha uzağa bırakır....Geri gelir.kedi yine evde.....

En sonunda alır hayvanı gider gider gider......Akşam evin telefonu çalar....Karısı telefonu açar...Karşısında kocası:

_Alo..Nejla kedi evde mi?

_Evdeee...

_Versene şu lavuğu, bana yolu tarif etsin...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
NUR
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 25 Ocak 2006
Mesajlar: 321

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 1 tşk.edildi



MesajTarih: Sal Mar 14, 2006 12:30 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Very Happy Very Happy

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> Komiklikler Bölümü Tüm saatler GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


 
Copyright © 2005 PHP-Nuke. PHP-Nuke is a free software released under the GNU/GPL
Forumtags