Tarih: Pzr Mar 19, 2006 4:57 pm Mesaj konusu: aşka dair
Size anlatmıyorum ben bunları, kimseye söylemiyorum…
Kendi kendime mırıldanıyorum, sadece mırıldanıyorum. Özlemi özlemek benimkisi, özlenilesi ne varsa hepsini özlüyorum. Seni özlüyorum, O´nu özlüyorum, beni özlüyorum. Şimdi yanımda yalnızlığım sokaklara damlıyorum sabah dualarıyla. Ardımda o, yanımda sen, kaybolan beni aramaya çıkıyoruz. insan kendini kaybettiği yerde aramalı diyor ya bir düsünür, kaybolduğum yerleri seyretmek istiyorum.
Derdiniz diye soruyor biri, derdiniz?
Derdim aşk desem anlar mı?
Kimbilir kafasında hangi vatandaşın silüeti belirir, ben aşk deyince…
Evet aşk, bunun adı aşk olmalı. Çantamı hazır tutuyorum, heran gidebilirim buralardan, her an kuş olup uçabilirim...
Allahım beni kimse anlamıyor…
Telaşlı bir koşuşturma onlarınkisi, ötekilerinkisi.
Oysa yalnızlığın ortasında sükutla yürümeli , düsünceyi kendine azık edip ağır ağır yürümeli.
Hasretimsin!
Geçen bir arkadaş seni ziyaret etmiş, Ona izin vermişler, bol bol fotoğrafını çekmis. Ne güzel çıkmışsın, ama hüzünlüsün,ama dertlisin. Bende dertliyim, kaça bölünsem bilmem ki?
Dışarıdan seyredenler varmış cemalini, yanına çok yakın olupta göremeyenler, dokunamayanlar varmış.
Ben anlıyorum onları,bir onları anlayabiliyorum zaten…
Babasını görüpte sarılamayan evlatlar gibi boyunları bükük, her sabah sadakat yeminiyle uyanıyorlar, her sabah ağlıyorlar.
Ne kadar farklı dertlerimiz var, insanların dertleri yıllar geçtikçe nasıl da değişiyor, nasıl da farklılaşıyor, nasıl da unutkan oluyoruz günden güne..
Büyük gibi görünen kücük sorunları var insanların, büyük gibi duran kücük acıları var.
Ama sen öyle değilsin, senin derdin benim derdim.
Sen yalnızlığın ortasında, baskının kollarında, zulmün eşiğinde, kendinden emin, mağrur ve teslimiyetsiz duruyorsun.
Duruşuna hayranım, hayata ibrahim duruşuna hayranım..
Sıkıldım insanların her zorluk karşısında mızmızlık yapmalarından, sen büyük acılar içindeyken kendi acılarını acıdan saymalarından.
Hayat diyorum, heeey duyun sesimi! Hayat size sizin sandığınız amaçlar için verilmedi.
Niye yazıyorum ki, hep sorunlar yazıldı hep sorunlar konuşuldu… Sonuçlar yine değişmedi.
Sorunlar varsa cözümlerde üretilmeli, sorunlar sorun olarak kalmaya devam edecekse herkes kendi kendine konuşmalı ve çözüm bulana kadar susmalı! Bir piskoloğun ilginç bir sözü geliyor aklıma.
“Kadınlar sorunları erkekler çözümleri konuşur “derdi. Ya insanlar, ya müslümanlar ne yapar? Şimdi hepimiz sadece sorunların edebiyatını yapıyoruz.
Yine söylüyorum, insanları anlayamıyorum.
Yolda karşılaştığım, gülüşü gülüşüme bulaşan, sözü sözüme değen insanlar ne kadar başkalar.
Senden bahsetmek istiyorum, seni anlatmak istiyorum, Filistin vatanım, Mescidi Aksa ilk kıblem, ilk aşkım demek istiyorum, tam konuşacakken dağalıyorum.
Aksa, "Aksa kelimesi "en uzak" anlamındaymış, Mescidi Aksa Mekke'ye olan uzaklığından dolayı böyle adlandırılmış ." Peki Mekke ye uzak olan, mukaddes toprakların kalbi sayılan Mescidi Aksa,bize ne kadar uzaklıkta?
Elinizden hiç birşey gelmiyorsa, bir sapana taş olamıyorsanız hala, sakın nefes alıyorum diye yaşadığınızı düsünmeyin. Siz bitkisel hayata girdiğinizin farkına olmasanız bile, Filistin yaşama taklidi yaptığınızın farkında.
Derya Akel
*Şu an yahudilerin "Ağlama Duvarı" Müslümanların ise "Burak Duvarı" olarak adlandırdıkları duvar
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız