islamirc.net

islamirc.net: Forums


islamirc.net :: Başlığı Görüntüle - arkadaşlık
 
 

arkadaşlık



 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> Makaleler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
nisan
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 27 Şubat 2006
Mesajlar: 459
Nerden: güzel istanbul'dan
Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 0 tşk.edildi



MesajTarih: Pts Mar 20, 2006 2:30 pm    Mesaj konusu: arkadaşlık Alıntıyla Cevap Ver

Gülpembe, ismi gibi bir tür pembe hayat sürüyordu. Sürekli gülerek, yüksek motivasyonla gezen üniversite öğrencisi bu kızın ilginç arkadaşları ve arkadaşlık ilişkileri vardı. Birçok insan, sadece okul arkadaşlarıyla görüşürken 25 yaşlarındaki bu kızın birbirine hiç benzemeyen arkadaşları vardı. Edebiyat okuyan Gülçin, liseden sıra arkadaşıydı. Bir diğer arkadaşı fotoğrafçı olmayı hedefleyen 18 yaşındaki kuzeni İsmail’di. En ilginç arkadaşlarından biri, babası sayesinde tanıştığı emekli hakim Rıdvan amca idi. Rıdvan amca, avukatlık, savcılık, hakimlik yaptığı yıllarda yüzlerce dava ile ilgilenmiş hiç bitmeyen, muhteşem bir öykü kitabı gibiydi. Tiyatro yönetmeni Enis Bey de bir başka arkadaşıydı. Üniversitede peysaj mimarlığı okuyan Aliye de Gülpembe’nin bir başka arkadaşıydı. Gülpembe’nin arkadaşlarının birbirinden farklılıklarını anlatmakla bitmez. Gülpembe, her daim değilse de bu arkadaşlarının her biriyle ayda bir kez olsun görüşmeye çalışırdı. Annesi bir gün “niçin sen de yaşıtlarınla ya da senin gibi işletme okuyan insanlarla görüşmüyorsun da, bu kadar farklı meslek gruplarından bu kadar farklı yaşlarda insanlarla dostluk yapıyorsun?” diye sordu. Gülpembe şöyle cevap verdi:



“Annecim bana benzeyen insanlardan yeni bir şey öğrenemiyorum. Üniversitede benimle birlikte işletme okuyan arkadaşlarım da var, birçok ortak zevkimiz de var. Bazen birlikte konsere gittiğimiz, kafelerde sohbet ettiğimiz de oluyor. Ama bana bir şey katmıyorlar. Ben istiyorum ki, yeni bir şey duyayım. Farklı bir bakış açısı kazanayım. Mesela hakim Rıdvan amcayı ele al. Bana öyle güzel yaşanmış öyküler anlatıyor ki, ne tür ilişki başlangıçlarının ne tür sonuçlara ulaştığını öğreniyorum. Aliye, bana yaptığı peysaj projelerini gösteriyor. Onula birlikte peysaj hayalleri kurmayı öğrendim. Bir parka gidiyoruz ve birlikte düşünüyoruz, bu park hangi bitkilerle ve ne tür bir düzenlemeyle daha güzel olabilirdi diye. Bazen de Enis Bey’in oyun provalarına gidiyorum. Açıkçası bir oyunun nasıl hazırlandığını izlemek, neredeyse oyunu izlemekten daha keyifli. Şimdi bir tiyatro oyununa gittiğimde hemen neyi nasıl hazırladıklarını düşünüyorum. Kafamın her an çalışması hoşuma gidiyor. Farklı meslek ve yaş gruplarından arkadaşlar beni zenginleştiriyor. Akranlarımın çoğu giyim kuşam, saç baş güzelliğiyle ilgilenirken benim ilgilendiğim bir sürü farklı konu var. Bu konular farklı arkadaşlarım sayesinde ortaya çıkıyor.”



Annesi, “evet iyi bir yol seçmişe benziyorsun, ama yine de arkadaşlar bazen de insanı kötü yöne sevk edebiliyorlar; bazen endişeleniyorum. …” dedi. Gülpembe annesinin duraksamasıyla devam etti.

“Annecim tamamen haklısın, bu konuda birkaç ilke geliştirdim. Bu ilkeler hem okulda başarılı olmama, hem de üzüntüsüz, tasasız ama heyecanlı bir şekilde dolaşmama imkan veriyor. Birinci ilkem, “bana zarar veren / verme potansiyeli olan arkadaşlardan uzak durmak.” Sınıf arkadaşım da olsa, problem çıkarma eğilimi olan bütün arkadaşlardan uzak durmaya çalışıyorum. Kötü alışkanlıkları olan, sürekli karamsar olan, başka insanlarla sürekli kavga eden, yaşamını düzene sokamayan ya da sömürmeye çalışan, hani her gittiğin yerde senin ısmarlamanı bekleyen, senden ders notu alan, ama sana ders notu vermeyen insanlardan uzak duruyorum. Çünkü onların psikolojileri bana da yansıyor. Onlara takılmam onlara dönmeme yol açıyor. Bazen ilk dönemde birini tanıyamıyorum. Ama bakıyorum, bir iki üç hatalar tekrar ediyor. İşte o zaman be hemen uzaklaşıyorum. İkinci ilkem, zaman kaybettiren arkadaşlardan uzak durmak. Zamanın kafeteryalarda veya başka üretim dışı faaliyetlerle geçiren, durmadan Kral TV ya da MTV gibi kanalları izleyen ya da tek düşüncesi maç izlemek filan olan tiplerden uzak durmaya çalıyorum.

Üçüncü ilkem, iyi ve farklı bir arkadaş adayı bulduğunda, onunla arkadaş olmak için çaba göster. Arkadaşlık zamanla gelişiyor. Kentlerde herkes birbirine zaman ayıramıyor. Eğer farklı meslek sahibi, deneyimli ve diyalog kurabileceğim birini bulursam, ister bu benden küçük olsun, ister büyük olsun, uygun bir yol bulup onunla iletişim kurmaya çalışıyorum. Çok sık değilse de onları arıyorum, bazen kitap gibi küçük hediyeler veriyorum. Sorular soruyorum. Yaptıkları işleri izlemeye ve geribildirim vermeye çalışıyorum. Annecim, arkadaşlık ilişkilerimde bu ilkeler çok yardım ediyor.”

Melih Arat

tepede beyaz bir saray,sarayda soytarı bir kral,
kara haber onun işi,sıra kimde?
Kanlı resimler ressamı,
sergide insan mezarı..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> Makaleler Tüm saatler GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


 
Copyright © 2005 PHP-Nuke. PHP-Nuke is a free software released under the GNU/GPL
Forumtags