Tarih: Sal Mar 21, 2006 11:55 pm Mesaj konusu: Amerika’ya başkaldırmak Firavun’a başkaldırmaktır
Musa (as)’in döneminde yaşayan Firavun ile bugünkü ABD arasında çok büyük benzerlikler var. Kur’an-ı Kerim’de Firavun ve Firavun’un karakterleri, avaneleri hakkında yapmış olduğumuz araştırmaların neticesinde görmüş olduğumuz durumların birçoğunu ABD’de, Amerika’nın karakterlerinde görmekteyiz. Amerika yapmış olduğu icraatlarla bazen Firavunu bile geçmektedir. Küfrün mantığında değişiklik yoktur. Asırlar, nesiller değişse de Firavunların karakterleri değişmiyor. Allahû Teâla haber veriyor: “Firavun: ‘Ben size izin vermeden iman ettiniz ha!’ dedi. Şüphesiz bu bir hiledir, siz bunu şehirde kurmuşsunuz, yerli halkı oradan çıkarmak istiyorsunuz, sonra anlayacaksınız!” (A’raf Sûresi/123) “Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, sonra da bilin ki, sizi astıracağım.” (A’raf Sûresi/124) “Onlar da: ‘Şüphesiz o takdirde biz Rabbimize inkılâb edeceğiz/döneceğiz’ dediler.” (A’raf Sûresi/125) “Senin bize kızman da sırf Rabbimizin âyetleri gelince onlara iman etmemizden dolayıdır. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al derler.” (A’raf Sûresi/126) “Firavun kavminin ileri gelenleri dediler ki: ‘Seni ve ilâhlarını terk etsinler de yeryüzünde fesat çıkarsınlar diye mi Musa’yı ve kavmini serbest bırakacaksın?’ Firavun da dedi ki: Onların oğullarını öldüreceğiz, kızlarını sağ bırakacağız ve onlar üzerinde kahredici bir üstünlüğe sahibiz.” (A’raf Sûresi/127) “Musa, kavmine dedi ki: Allah’ın yardımını ve lütfunu isteyin ve sabır gösterin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Sonunda kurtuluş müttakilerindir.” (A’raf Sûresi/128)
Firavun’un Allah’ın hükmüne ve hakimiyetine iman etmiş kimselere karşı savurduğu bu tehditlerin, dayatmaların ve fiili operasyonların aynısını bugün Amerika Müslüman halklara yapmaktadır. Amerika, tıpkı Firavun gibi her şeyi kendi iznine, müsaadesine ve icazetine bağlamak istiyor. Emrine uymayan ülkeleri tehditlerle, işkence ve baskılarla, operasyonlarla zelil kılmaktadır. Artık içinde yaşadığımız bu asırda İslâm topraklarında işkence ve tecavüz, ABD’nin devlet politikası haline gelmiştir. Amerika avaneleriyle; yardımcı ve müttefikleriyle, bugüne kadar İslâm topraklarında gerçekleştirmiş olduğu işgaller, istilâlar, işkence ve baskılarla İslâm ve Müslümanlar için artık global bir düşman haline gelmiştir. ABD’lilerin Irak’ta yaptıkları, İsrail’in Gazze’de yaptıklarının kopyasıdır. Amerika’nın ortaya atmış olduğu “Büyük Ortadoğu Projesi”, yeni bir dünya savaşının başlangıcıdır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı’ını devre dışı bırakan ve uluslararası hukuku ortadan kaldıran George W. Bush yönetiminin; terörle savaşı bahane ederek, insani değerlere savaş açtığı malumdur. Amerika’nın açtığı bu savaş sadece bir ülkeye değil, bütün insanlığadır. Bu nedenle diyoruz ki; günümüzde İran İslâm Devleti Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın müstevli müstekbir Amerika’ya başkaldırması, asrın Firavunu’na başkaldırmasıdır ve bu başkaldırısı sadece İran halkı veya İslâm âlemi için değil, bütün insanlık camiası için büyük bir kazanımdır. “Ben insanım” diyen herkes, Amerika’nın karşısında İran İslâm Devleti Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın bu başkaldırısını desteklemelidir. Aksi halde sıra kendilerine gelir. Çünkü Hakk’ı inkâr edip hukuku hiçe sayan ve kendisini hukuk ile mukayyed görmeyen her devlet, başlı başına bir teröristtir ve böyle bir devlete haddini bildirmek, insanlığın müşterek vazifesidir!
Amerika, bütün modern barbarlar adına hareket eden küresel bir teröristtir. Amerika’ya başkaldırmak, dünyadaki bütün barbarlara başkaldırmaktır. Gücün emrindeki Haber Ajansları, bundan önceki ABD’nin Dışişleri Bakanı Colin Powell’in “Elde ettiğimiz istihbarata göre, İran elindeki nükleer silahları füzeyle fırlatabilecek seviyeye yükselmiştir” yolundaki suçlaması ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “Artık kıyamet bombamız var. Böylesi bugüne kadar ne yapıldı, ne de bundan sonra yapılabilir” şeklindeki sözlerini aynı gün servise koymuşlardır. Bu garib tevafukun yorumu açıktır: Nükleer silahın, İslâm dünyasının herhangi bir ülkesinde bulunması affedilmesi mümkün olmayan bir suçtur. Rusya, Fransa, İsrail, ABD veya İngiltere’nin nükleer silaha sahip olmaları tabii haklarıdır. Bu hakkı kendilerinde görenler niçin İran’ın nükleer teknolojiyi üretme hakkını tanımıyorlar. Amerika ve avanelerinin bu tavırları, bize Firavun’un ve avanelerinin tavırlarını hatırlatıyor. Emperyalist poltika izleyen ve küresel riskleri, sorunları çoğaltan Amerika, tarihte yaşayan Firavun’u aratmamaktadır. Elbetteki Amerika’ya başkaldırmanın bedeli ağırdır. Amerika’ya başkaldırmak, asrın Firavunu’na başkaldırmaktır. “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al” duasıyla şeytan Amerika’ya başkaldıranlara selâm olsun.
Mustafa Çelik-Vakit Gazetesi ZİNDE BAD JEHENNEM BERAY-I ZALİMAN!!!
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız