Tarih: Çrş Oca 25, 2006 12:43 am Mesaj konusu: TAVİZ VERMEYEN RAHİBELER
Kardeşler daha birkaç saat önce bir TV kanalında bir program izledim. (kanalın ismini reklam olmasın diye yazmıyorum. Zaten ehl-i şirk bir kanal)
Programda Notre Dame De Sion Fransız Kız Lisesi’ni geçmişten günümüze tüm tarihiyle anlattılar.
anlatılanlardan dikkatimi çeken birçok husûs vardı ama
bir konu vardı ki tüylerimi diken diken etti tâbiri câizse.
bunu sizinle paylaşmak istedim.
Türkiye’de kılık kıyâfet yasası çıkınca, Notre Dame De Sion Lisesi’nde görev yapmakta olan rahibelerin bir kısmı, rahibe kıyafetlerini çıkarmamak için okuldaki görevlerini bırakıp Fransa’ya geri dönmüşler!
Rahibe kıyafetlerini bilirsiniz.
Baştan aşağı tesettür.
Hatta böyle bir yönetmelik çıkınca taaa Papa’ya danışmışlar “ne yapalım?” diye.
Papa da kıyafetlerini çıkarabileceklerini, ama bu çıkardıkları kıyafetlerinin yerine kesinlikle süslü kıyafetler değil; olabildiğince sade, olabildiğince modadan beri’ ve olabildiğince demode kıyafetler tercih etmeleri gerektiğini söylemiş. Kimi rahibeler bunu kabul edip kendilerine tamamen gösterişten ve süsten uzak kıyâfetler ayarlamışlar. Kimileri de rahibe kıyafetlerini kesinlikle hiçbir şartta bırakamayacaklarını söyleyerek görevlerini bırakıp Fransa’ya geri dönmüşler.
ki o zamanlar (1935 li yıllardı sanırım) o okulda görevde bulunmak o kadar önemli bir meziyetmiş ki!
Yâni tâviz vermemek uğruna bir kalemde bütün rütbe- makam vb. yi gözardı edip dönmüşler.
Aklıma ülkemiz ve okullarımız geldi.
Ve mâlum sorunlarımız… Ve verdiğimiz tavizler… Helezon; saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun; Dîvânesi ikimiz kaldık Allah yolunun...
mısırdada çarşaf giydiği ve islamı yaymaya çalıştığı için bir hanımı köpeklerle dolu mahzene attılar köpekler onu parçalamaya geldi üstünde onu örtecek hiç bişey kalmadı bu esnada baygınlık geçirdi rüyasında Resulullah'ı gördü; Resulullah ona sabretmesini söyledi. kadın kendine geldiğinde başörtüsünün bile bozulmadığını gördü...
Dün akşam Ayna’da Gine Cumhuriyeti’ndeydiler.
Gine Cumhuriyet’i 1958’de bağımsızlığını kazanmış bir ülke ve daha öncesinde tamamen Fransız sömürgesi altında kalmışlar.
Bu sebeple dilleri Fransızca.
Halkın % 90’ı Müslüman’mış. Geri kalan % 10’un bir kısmı Hristiyan, diğer kısmı ise putperest.
Haklın % 90’ının Müslüman olduğu böyle bir ülkede;
biri hâriç diğer tüm okullar Hristiyan Katolik misyoner okulları. Ve halk çocuklarını hâliyle bu okullara gönderiyor.
Öğretmenleri Fransa’dan gelmiş rahibeler. Gineli öğretmenler de var tabi.
Kardeşler, biliyor musunuz?
Cennet’te yaşıyoruz!
Evet, evet, Cennet’te yaşıyoruz.
Bu elimizdeki ni’metlerin hakkını nasıl edâ ederiz bilemiyorum.
Rabbim yardımcımız olsun.
Koskoca ülkenin elektriği ve suyu yok. evet, başkent dâhil olmak üzere suları yok!
Elektrik de; bir gün şehrin bir yarısına veriliyor, diğer gün şehrin diğer yarınsa. Yâni evlerde elektrik gün aşırı kullanılabiliyor.
Yollar toz toprak.
Ve bunlar bizim Müslüman kardeşlerimiz.
Ama o kadar imkânsızlıklar içerisindeler ki!
Dünyanın sonu geldi; onlar hâla susuz…
Ve bunlar gibi daha nice ülkeler var yeryüzünde.
Her şey bir yana da..
Şu; halkın % 90’ının resmî dîninin İslâm olduğu böyle bir ülkede insanların dîn adına nasıl şartlar içerisinde oldukları çok acı.
Okulların durumu, eğitimciler ve misyonerler.
…
Helezon; saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun; Dîvânesi ikimiz kaldık Allah yolunun...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız