islamirc.net

islamirc.net: Forums


islamirc.net :: Başlığı Görüntüle - Hayat Buyur İçeri..
 
 

Hayat Buyur İçeri..



 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> Edebiyat
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
target
Site Admin
Site Admin

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 31 Ocak 2006
Mesajlar: 3915
Nerden: bilecektim ki..
Teşekkür sayısı: 76
Kendisine 102 tşk.edildi



MesajTarih: Sal Hzr 20, 2006 1:40 pm    Mesaj konusu: Hayat Buyur İçeri.. Alıntıyla Cevap Ver

HAYAT BUYUR İÇERİ...

Dünyanın dışında bir pencere, gökyüzü yüzümde.

Şehir muntazam çizgilerle bir tablonun içinde bir resim sade... Yahut ben bu pencere çerçevesinin içinde cansız bir suretim sadece.

Hayat akmıyor birinden diğerine.

Kalkıp hayata varamıyorum, biraz hırs, biraz iş, biraz telaş, biraz gelecek, biraz devlet, biraz izzet, biraz hayat; diyemiyorum. Buradan gidemiyorum. ...

Acıların sevinçlerin uzağında durduğumu biliyorum...

Aşağıda kızılca kıyamet, yukarıda ben, bir esinti, bir kıpırtı bekliyorum. Yükseğindeyim tütmeyen bacaların, sığınılmayan saçakların, ısıtmayan ocakların, beklenmeyen yolların, verilecek hesapların.

Şehir sislerin ardında bir rüya gibi... Köyünde bir yamaca durmuş, uzaklara dalıp büyük şehrin büyüklüğünü aklına sığdırmaya çalışan bir çocuktan farksızım. Büyüklük karşısında o çocuk kadar aciz...

Büyükten korkan o çocuğun ta kendisiyim; büyük adamlardan, büyük adımlardan, büyük laflardan... Büyüğün gözlerimin önünde gittikçe yayılan gövdesinden korkuyorum.

Çocukluğun küçük, bahçeli evlerinden, kat kat yükselen binaların birinin balkonuna çıktıkça büyüyen gerçekten korkuyorum.

Büyüğe eklemlenmek, büyüğe kaynamak, büyüğe alışmak istemiyorum...

Küçük bir elma çekirdeği olmak istiyorum. Dopdolu ama küçük bir elma çekirdeği... Kendinden memnun küçük bir elma çekirdeği... ...

Şehir nefes alıp veren bacaları olmasa bir ölüden farksız uzanmış yatıyor... Kıpırdamıyor hiçbir yeri. Oysa o çok büyüğün ‘şehrin’ içinde kaybolmuş küçük, kıpır kıpır, heyecanla yaklaşıyor pencereme. Bir türlü dikkatleri üzerine çekemeyen mahcup bir çocuk gibi...

Kaçamak bakışları bir tesadüf bekliyor; resimlerini göstermek, şarkılarını dinletmek, şiirlerini söylemek için: Boncuk boncuk uğur böcekleri yapışıyor cama. Uzansam dallarını tutabileceğim dut, yem toplamak için sabırsızlıkla bekleşen serçelerle doluyor. Apartman çatılarının her birinde bir şehir kuruluyor. Kumrular bacalarda, kiremitten evlerinde oynaşıyor. Bir güvercin teleği dünyanın en yumuşak melodisi eşliğinde ağır ağır bir başına süzülüyor.

Sararmış bir yaprak yanar döner ışıklar saçarak toprağa düşüyor. Koca kavağı bir rüzgar tutup sallıyor, yeryüzüne cömertçe çil çil altınlar saçıyor. Güneş bulutlardan sızıp ansızın sarıya kavuşuyor. Tarifsiz bir turuncu, gül kurusu, sonbahar buğusu kaplıyor ortalığı... Pencereler, camlar tutuşuyor bu ışıkla. Şehir herkesten habersiz, sessiz sedasız yanıyor. ...

Bir hizadayım güneşle, ayla... Ankara’nın belki en tepesinde. Dizi dizi ince minarelerin, sarısından ağır ağır soyunan ince kavakların en tepesinde.

Kuş bakışı... Kuşlarla bir ölçekte..

Martı Jonathan Livingston’un uçuş derslerini hatırlatan büyük bir mavilikte. ‘geçmişe ve geleceğe uçabilene kadar’ kanat çırpmaya yetecek bir mavilikte... Sabahtan akşama, oradan oraya uçuş denemelerinden bir an vazgeçmiyor kuşlar, Martı Jonathan’ın martılara tembihini duymuş gibi: ‘Düşüncelerinizin zincirinden kurtulun, bedenlerinizin zincirlerini kırın!’ ...

‘Kımıldayan perdenin az berisindeyim’... Şehir aynı şehir, ben aynı ben... Bulutlar bir an aynı kalmıyor ama... Kuşlar bir an aynı kalmıyor; bana inat; alçıdan gövdeme, kireçlenmiş yüreğime inat bitmiyor gün boyu çırpınışları... Hayata dokunamayışıma inat bitmiyor ışığı, maviyi, bulutu kurşun gibi gün boyu binlerce kez delişleri... ...

Hayat buyur içeri, işte penceremi açtım... ...

Penceremden içeri ıslak, sarı, kuşlu bir sonbahar doluyor...


YakınDır..

sevdiğim! Vera.. hangi çocuğu okşadın,
ellerinle gülden kokular..
dilinde aşk nameleri,
söylesene Vera hangi çocuğun adını andın..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
KaTRaN_GeCeLeR
Onursal Üye
Onursal Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 18 Şubat 2006
Mesajlar: 624

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 9 tşk.edildi



MesajTarih: Cum Hzr 23, 2006 1:48 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Saol canım güzeldi.. Wink

Umutsuzluğun kara gölgesi düştüğünde gözlere; Yola koyul, kararlı ol ve sana ölüm gelinceye kadar SABRET...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> Edebiyat Tüm saatler GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


 
Copyright © 2005 PHP-Nuke. PHP-Nuke is a free software released under the GNU/GPL
Forumtags