islamirc.net

islamirc.net: Forums


islamirc.net :: Başlığı Görüntüle - Hz.İsa ve Hz.Mehdi(a.s)şu an gelmiştir,ancak gizlenmektedir
 
 

Hz.İsa ve Hz.Mehdi(a.s)şu an gelmiştir,ancak gizlenmektedir



 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> İslami Konular
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
MiSs_KuRd
Konuşkan Üye
Konuşkan Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 27 Nisan 2006
Mesajlar: 2309
Nerden: ~ReSuLe HaSReT~
Teşekkür sayısı: 18
Kendisine 20 tşk.edildi



MesajTarih: Pts Arl 18, 2006 3:37 pm    Mesaj konusu: Hz.İsa ve Hz.Mehdi(a.s)şu an gelmiştir,ancak gizlenmektedir Alıntıyla Cevap Ver

Mehdi şu an gelmiştir, ancak gizlenmektedir.
Gizlenmesinin nedeni de dinsizlerin, materyalistlerin, müşriklerin siyasi ve daha birçok çeşit saldırılarından korunmak içindir.

Bize göre Hz. İsa da yeryüzüne ikinci kez gelmiştir, ancak o da saklanmaktadır.
Her türlü terörist ve siyasi saldırıya maruz kalabileceği için kendisi mecburen gizlenmektedir.
Ancak o da çok yakın zamanda ortaya çıkacak ve Hz. Mehdi ile birlikte fikri mücadelelerine başlayacaklardır.
Bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!

*Fitnelerin çoğalması
*Her tarafa yayılan fitne
*Haramların helal sayılması
*İran-Irak savaşı
*Afganistan'ın işgali
*Fırat'ın suyunun kesilmesi
*Ramazan Ayı'nda ay ve güneş tutulmaları
*Güneş'ten bir alametin belirmesi
*Kuyruklu yıldızın doğması
*Kabe baskını ve Kabe'de kan akıtılması
*Doğu tarafından bir ateşin görünmesi
*Büyük olayların ve hayret verici şeylerin meydana gelmesi
*Sistemlerin değişmesi
*Müslümanların baskı görmesi
*Tozlu dumanlı, karanlık fitne
*Yaygın katliamlar
*Masum insanların katledilmesi
*Mehdi'den ümit kesilmesi
*Fakirliğin ve açlığın artması
*Ekonomik durumun kötüleşmesi
*Şam ve Mısır meliklerinin öldürülmesi
*Mısır'ın esir düşmesi
*Allah'ın açıkça inkar edilmesi
*Savaşlar ve anarşi
*Büyük şehirlerin yok olması: Savaşlar ve afetler
*Harap Olmuş Yerlerin İmarı, İmar Edilmiş Yerlerin Tahribi
*Depremlerin çoğalması
*Cinayetlerin artması
*Kişinin kardeşini öldürmesi
*İnsanların liderlerini öldürmesi
*Ahlaki çöküş....
Bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!


alinti

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MiSs_KuRd
Konuşkan Üye
Konuşkan Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 27 Nisan 2006
Mesajlar: 2309
Nerden: ~ReSuLe HaSReT~
Teşekkür sayısı: 18
Kendisine 20 tşk.edildi



MesajTarih: Pts Arl 18, 2006 3:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bi forumdan aldim..
HarunYahya diye bir uye eklemi$ti,(hangi HarunYahya'sa)
Bende sizin yorumlarinizi almak icin sizlerle paylasmak istedim.

Sizce dogrumu??

Hem niye saklansinlar ki?


Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
atak
Site Admin
Site Admin

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 19 Ocak 2006
Mesajlar: 480

Teşekkür sayısı: 42
Kendisine 4 tşk.edildi



MesajTarih: Pts Arl 18, 2006 5:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

o nerden biliyormuş?

Ölümü Öldürenlere Ölüm Ne Yapabilir Ki?
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUHAMMEDU-VEYS
Bağımlı
Bağımlı

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 25 Mayıs 2006
Mesajlar: 108

Teşekkür sayısı: 0
Kendisine 0 tşk.edildi



MesajTarih: Pts Oca 01, 2007 6:58 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

asılsızdır...

"""KUR'AN BİR BAHÇEDİR, BİSMİLLAH ÇİÇEK. BİZE BU BAHÇENİN KOKUSU LAZIM....."""
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
omermuhtar
Site Admin
Site Admin

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 11 Ocak 2006
Mesajlar: 226

Teşekkür sayısı: 1
Kendisine 2 tşk.edildi



MesajTarih: Pts Oca 01, 2007 10:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

yakında o mehdi benim demezse şaşarım harun yahya ( adnan hoca)

Aranızdan çıkmadı adam
Yolunuza hiç ermedi kafam
Kaçamadım oda benim hatam
Sahi Siz Neysiniz Tayyip Paşam?
Vee sildim!!!


Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Friend
Moderator
Moderator

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 21 Ocak 2006
Mesajlar: 3211
Nerden: ''Hay'' dan Geldim, ''Hu'' Ya Gidiyorum
Teşekkür sayısı: 28
Kendisine 34 tşk.edildi



MesajTarih: Sal Oca 02, 2007 5:39 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

herkes birilerini mihdi sanıyor

mihdi olduğunu idda eden ve ayrıca mihdinin komutanı olacağını idda eden iki tane adam tanıdım ikiside bir birinden daha sorunlu adamlar

ALLAH cahillere yardım etsin ve gözlerini açsın çünkü bu adamlara inananlar var.


14 yaşlarında idim nurcuların dershanelerine gitmeye başladım sadece gitmekle kalmıyordum orda yatıp kalkıyordum gelen misafirlere hizmet ediyordum v.s.

bir sabah uyandım o zamanlar uyanır uyanmaz abdest almak adetim idi yine abdest aldım kurulanmak için misafir odasındaki çekyatın altından havluyu çıkarmaya gittim, oranın önde gelen amcalarından biri misafir odasında idi
beni yanına çağırıp bana bir sır vereceğini söyledi
bende dikatlice dinlemeye başladım, bana mihdinin geldiğini biliyormusun diye sordu
hayır bilmiyorum kimdir dedim
Bediuzzaman hazretleri mihdidir dedi
peki ya hazreti İsa ile aynı zaman da zuhur etmeyeceklermiydi, deccali de o öldürmeyecekmiydi dedim

İsa a.s. da dünyaya geldi şuan kundakta dedi, deccalin de kim olduğunu söyledi ben söylemiyim onu belki siz tahmin edersiniz kimi söylediğini

orda bana ders veren üniversite öğrencisi vardı oda orada yatıyordu öğlene doğru ona gidip amcanın dediklerini anlattım, oda tastik etti

demek ben yanlış yerdeyim dedim

o gün de akşamı ettim dersanede ertesi gün sabah çıktım eve gittim gidiş o gidiş Very Happy
şuana kadar da hiç bir nurcu dersanesine gitmedim gitmem de

Ve her kim Bediuzzaman hazretlerinin mehdi olduğunu idda ediyorsa bediuzzamana iftira atmış oluyor,
çünkü kendisine efendim siz mehdimisiniz diye sorulduğunda hayır değilim demiş.
evet onun mehdi olduğunu idda eden onu yalancılıkla suçlamış oluyor.


düşünsenize bediuzzaman hazretleri onlarca kitap yazmış
adamlar bunların hepsini defalarca inanarak okuyorlar
fakat mübareğin sözüne ben mehdi değilim demesine inanmıyorlar

ilginç (bence)

Kaç Adımda Tamamladınki Beni Yokluğunda Ölümler Beğeneyim
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
cemre
Konuşkan Üye
Konuşkan Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 10 Haziran 2006
Mesajlar: 2480

Teşekkür sayısı: 39
Kendisine 20 tşk.edildi



MesajTarih: Cum Oca 19, 2007 12:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Soru: Din düşmanları, bazı samimi müslümanları ya da onların değer verdiği kimseleri karalamak için “Mesih veya Mehdi olduğunu iddia ediyor.” gibi iftiraları da kullanıyorlar. Onların bu iftiralarını ve bazı insanların kendilerini Mesih ya da Mehdi zannetmelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cevap: Enbiyâ-ı izâm Cenâb-ı Hakk'ın Zâtî tecellilerini temsil ederler. Hemen her insan üzerinde de, Cenâb-ı Hakk'ın isimlerinden biri daha hâkimdir. Dolayısıyla aynı ismin tecellisine mazhar olan insanlar, bazen birbiriyle karıştırılabilir. Diyelim ki, Hz. Mesih bir reşhadır. Bir başkası ise, velâyet-i kübrâya mazhar olduğundan, seyr-i ruhânîsinde onunla aynı yörüngeyi paylaşır ve seyrini o zatın izinde, onun ekseninde sürdürebilir. Dolayısıyla o zata bakılınca, bazen “asl”a iltibas da söz konusu olabilir. Yani bazen gölge ile asıl karıştırılır. Mesela; Hızır'ın geçip gittiği yolda bir an yürüyenler bazen Hızır'ın kendisiymiş gibi zannedilebilir. -Bir kısım hüsn-ü zan kurbanları ve haddini bilmez benciller müstesna- bazı kimselerin mesihiyet ve mehdiyet iddiaları da işte böyle bir iltibastan kaynaklanmıştır/kaynaklanmaktadır.

Mesih ve Mehdi inancı tarih boyu su-i isti'mallere maruz kaldığı gibi günümüzde de hâlâ su-i isti'mal ediliyor olabilir ve bundan sonra da peygamberlik iddiasındaki yalancılar, mütenebbîler, Mehdi taslakları ve müteşeyyihler çıkabilir.

Eğer bir insan Kisf gibi, Sudan Mehdi'si ya da Somali Mehdisi gibi kendisinin Mehdi olduğuna inanıyor, Mesih olduğunu iddia ediyorsa, bu büyük bir iddia ve bir mübalağa olur. O zaman da meseleyi akîde açısından ele alıp analiz etmek gerekir. Ne demek istiyor o iddiasıyla? Mesih'in ona duhûl ettiğini söylemek istiyorsa, bir kısım kimselerin Hz. Mesih'de mütecessid bir uluhiyet gördüğü gibi, o da kendisini öyle görüyorsa, bu Müslümanlığa göre küfürdür; onu ifade etmek için dalalet kelimesi hafif gelir; evet, öyle bir iddia açıktan açığa küfürdür.

Eğer, o söz ve iddiasıyla, Hz. Mesih'in yörüngesinde seyr u süluk-i ruhânî yaptığını ve kazandığı şeffafiyetten dolayı kendisine bakanların O'nda bir Mesihiyet gördüğü mülahazasını kastediyorsa, işin doğrusu, bu da o ufka ait bir insan olmayı iddia etme açısından çok büyük bir tekebbürdür. Şâh-ı Geylanî gerçekten bir Mehdi olabillir; fakat hiçbir zaman böyle bir iddiada bulunmamıştır. Muhammed Bahâuddin Nakşıbendî böyle bir Mehdi olabilir ama kendisini hiçbir zaman o mertebede görmemiştir. İmam-ı Rabbânî bir nevi Mehdi'dir; ne var ki, kendisine insan olma payesini bile çok görmüştür. Zaten o ufkun erbâbı, iddiadan, kendine makam ve mevki biçmekten uzak kimselerdir.

Evet, meseleyi analiz ederek ele almak lazım. Bahis konusu olan söz seyr u süluk-i ruhânîde yörünge birliğinden dolayı bir iltibas mı? Çevrenin hüsn-ü zannından kaynaklanan bir yanılma mı? Çevrenin bu iltibasına tercüman olmak mı? Yoksa gerçekten o insan kendisini “vazifeli” mi zannediyor? Eğer öyle zannediyor ve bununla Mehdiliği kastediyorsa bu bir dalalettir. Mesihiyet iddiasında bulunuyorsa, o da küfürdür. Hiç kimse, “Ben Mesih'im” diyemez. Çünkü Hz. Mesih gelmiş, içimizden ayrılmış ve gitmiştir. Peygamber olarak gitmiştir. Birisinin kalkıp da, “Mesih'im” demesi peygamberlik iddiası olur, dolayısıyla da küfürdür. Hz. Mesih de kendisine “Ben peygamber değilim” deseydi O da aynı çukura düşerdi. Tehlikeli şeyler bunlar.. Peygamber “peygamber değilim” diyemez. Peygamber olmayan da “peygamberim” diyemez.. Öyleyse peygamber, peygamberliğini inkar edemediği gibi, onu ifade etme mecburiyetinde olduğu gibi; o meselenin şemmesini duymamış, reşhasına şahid olmamış, onu ihsâs etmemiş bir insanın kalkıp o iddiada bulunması da aynen küfürdür. Bu açıdan da, bir insan ehl-i sünnet çizgisinde ise, mişkât-ı nübüvvet altında yürüyorsa, hiçbir zaman böyle bir iddiaya kalkmayacaktır.

Az önce de ifade ettiğim gibi, “Din–i mübin–i İslam'ın yeniden dünyanın değişik yerlerinde kendisini ifade etmesi için ihtiyaç varsa Hz. Mesih, öteki âlemin ta öbür ucunda bile olsa böyle önemli bir fonksiyon için döner gelir!” diyor Bediüzzaman Hazretleri. Fakat, genel yorumu itibarıyla nüzûl-ü İsa'yı şahs–ı mânevî olarak yorumluyor. Mesihiyetin, bir cemaat ya da bir zümre tarafından temsil edileceği şeklinde bir yorum getiriyor. Ne var ki, bu konuda bir isim belirleme, onu bir insanda tecessüm etmiş şekilde görme, “falan şahıs odur” deme... işaret edilen şahıs Fatih'de olsa, İmam-ı Rabbânî de olsa, bu bir küfürdür. Hakiki mü'minlerin karşısında tirtir titreyeceği ve uzak duracağı şeytanî bir iddiadır.

Maalesef, soruda da ifade ettiğiniz gibi, bazı dönemlerde su-i isti'mal edilen bu mesele, din düşmanlarının samimi mü'minleri karalamak için kullandıkları bir sermaye haline gelmiştir. Bir kısım cahiller hüsn-ü zan ettikleri kimseler hakkında “Mehdi” tabirini kullanabilirler. Daha insaflı bazıları, “Belli bir zaman içinde bir mânâda Mehdi'nin bir vazifesini ifâ ediyor.” diyebilirler. İmam-ı Gazalî, İmam-ı Rabbânî ve hatta Bediüzzaman hakkında böyle diyenler çıkabilir. Her şeyden önce bu umumun kanaati değildir. Hele ondan sonrakiler hakkında öyle diyen de zaten yoktur. Öyle bir iddiada bulunan bir safderûn varsa şâyet, onu kendi safderûnluğuna mahkum etmek lazım. Aklı başında bir mü'min ne öyle bir dalalete tâlib olur, ne de -hâşâ ve kellâ- Mesih iddiası gibi bir küfrün arkasına düşer.

Diğer taraftan, kendisi öyle itikad etmese bile etrafındaki insanların hüsn-ü zanlarına, o türlü lâf ü güzafına göz yuman, o iddialara karşı sükut duran insan da küfre ve dalalete karşı sessiz kalıyor demektir. Öyle bir insan hakkında da, Efendimiz'in beyanlarından aldığımız bir sözle “dilsiz bir şeytan” desek sezâdır. Şayet bir kimseye, etrafındakiler “Mesih” diyorlarsa, o da bunu bildiği halde sessiz duruyor ve bu dalalete karşı onları ikaz etmiyorsa, o kimse, dilsiz bir şeytandır. O iddiayı kabulleniyorsa kendisi de kafirdir. “Mehdiyim” iddiasıyla ortalıkta dolaşıyorsa o kimse de dalalete sürüklenmiş bir zavallıdır. Bir müslümanın o tür iddiaları kabul etmesi mümkün değildir.

Fakat, bu mesele bir yönüyle karalamaya mâtuf istimal ediliyor. Bazıları bu iddialarla belli güçler tarafından ortaya çıkarılıp müslümanların aleyhine kullanılıyor. Bazı kimseleri hapishanede ilaç içirtip delirtiyorlar! Sonra da ona bin bir türlü küfür sözleri söyletiyorlar. Dünyanın değişik yerlerinde oluyor bunlar.. Türkiye'de de ehl-i dalalet, ehl-i küfür, diplomalı cahiller, Türk milleti'nin veya dünyadaki müslüman milletlerin kaderine hakim kaba kuvvetin temsilcileri bazı müslümanları karalama, bazı kimseleri ademe mahkum etme adına bu türlü iftiralarla kara çalma komploları kuruyorlar. Mesela diyorlar ki, “Falanın çevresindekiler ona Mesih nazarıyla bakıyorlar”. Oysa maksatları hep karalama olan bu din düşmanlarının Mesih'den hiç haberleri yoktur. Mehdi'nin kelime mânâsını bile bilmezler. O mevzuda usul-ü dinin, fıkıh metodolojisinin ne dediğini hiç bilmezler, hatta Kitab'ı bilmez, ona inanmazlar. Ama gelin görün ki, müslümanları karalama adına hiç bilmedikleri bu meseleleri bile kullanır, mü'minlere iftira ederler.

Oysa ki, aklı başında, Kitab'ı ve Sünnet'i bilen bir mü'min ne öyle bir meseleyi kabul eder, ne de öyle bir mesele çevresi tarafından dillendiriliyorsa sükut durur. Arz ettiğim gibi, o tür iddiaları küfür sayar, sükutu da dilsiz şeytanlık kabul eder. Bu açıdan yedi dünya bilmeli ki, ehl-i dalalet ve ehl-i küfür bu tür iddiaları mü'minleri karalamaya matuf olarak bizzat kendileri ortaya atıyorlar. Ve yine yedi dünya bilsin ki, ehl-i iman hiçbir zaman bu lâf ü güzâflara inanmayacak, bu iftiralara kanmayacaktır. Onlar kılı kırk yararcasına, Kitap ve Sünnet'in emirlerini yerine getirecek, o türlü büyük iddialara asla girmeyecek, müslümanlığın tevazu, mahviyet ve hacâletten ibaret olduğunu kabul edecek, kulluğu her türlü payenin üstünde görecek ve Hz. Mevlânâ gibi “Kul oldum, kul oldum, kul oldum! Ben Sana hizmette iki büklüm oldum. Kullar âzad olunca şâd olur; ben Sana kul olduğumdan dolayı şâd oldum.” diyeceklerdir.

herkul.org, 11.10.2004

M.FETHULLAH GÜLEN
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> İslami Konular Tüm saatler GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


 
Copyright © 2005 PHP-Nuke. PHP-Nuke is a free software released under the GNU/GPL
Forumtags