islamirc.net

islamirc.net: Forums


islamirc.net :: Başlığı Görüntüle - Pratik Bilgiler........
 
 

Pratik Bilgiler........


Sayfa 1, 2  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> Yemek Tarifleri
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
GuReL
Onursal Üye
Onursal Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 17 Şubat 2007
Mesajlar: 847
Nerden: bandırma
Teşekkür sayısı: 43
Kendisine 6 tşk.edildi



MesajTarih: Cum Şub 23, 2007 8:31 pm    Mesaj konusu: Pratik Bilgiler........ Alıntıyla Cevap Ver

Domatesin kabuğunu kolay soymak için, kaynar suya daldırıp, bıçağın tersini domatesin yüzünde ağır ağır gezdirin.

Soğan soyarken gözlerinizin yaşarmaması için soğanı içi su dolu bir tasın içinde soyun.

Mayonez hazırlarken eğer sos kesilirse, bir yumurta sarısını 2-3 damla sirke ile çırpın ve yeterli miktarda zeytinyağı ile koyulaştırın. Bu karışımı kesilen sosa çırparak yedirin.

Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin.


Tuz bazen sütü keser. Bu nedenle, beşamele ve diğer sütlü soslara, kıvamı bulduktan sonra tuz koyunuz.

Pilavınızı tekrar ısıtırken, bir kabın içinde ateşe su koyup kaynayınca tencerenizi içine oturtursanız pilavınız taneli kalır ve tazeliğini muhafaza eder.

Çatlamış bir yumurtayı haşlamak için, çatlak yerine bir dilim limon sürünüz, yumurtayı bir kaşığın içine koyarak sıcak suya ( kaynar değil ) batırınız. Su kaynamaya başladıktan 10 dakika sonra olacaktır.

Haşladığınız ıspanağın suyuyla mayonezinizi kolaylıkla boyayabilirsiniz, değişik bir garnitür olur.

Sosisleri çatlamadan kızartmak için daha evvel bir kaç yerinden bir iğne ile deliniz.

Salatanızın lezzetli olmasını isterseniz, evvela sirkeyi veya limonu tuzla karıştırıp dökmeli sonra zeytinyağını ilave etmelisiniz.

Gravyer veya kaşar peynirinizin fırında lif lif uzamasını sağlamak için, büyük delikli rende kullanınız.

Et suyu pişerken ateşin durumu çok önemlidir. Suyunu alacağınız eti önce çok kuvvetli ateşte iki taşım kaynatıp köpüğünü almalı, sonra hafif ateşte kaynamaya bırakın. Bu süre içinde etin tadının ve lezzetinin tencerenin içinde kalıp sinmesi için, mümkünse kapağın kenarını hamurla sıvamalıdır.

Ayva reçeli yaparken eğer ayvanın yumuşak ve suyunun pelte gibi olmasını isterseniz, kaynayan şeker, suyunu iyice çekmeden ayvalar içine atılmalıdır. Yahut ayvaları evvelce pişirip yumuşadıktan sonra şekerini katmalı, hafif ateşte iki saat pişirmelidir. O zaman rengi güzel olacaktır.

Benmari usulü bir yemek pişirirken en önemlisi bu işe uygun bir tencere kullanmanız. Aksi halde pişim çok uzun sürer. Derin tencerelerden kaçınmalısınız. Su dolu kabın dibine küçük bir tabak koymayı deneyin. Böylece hararetli bir pişime engel olabilirsiniz.

Bezelyeleri ayıkladıktan sonra imkanınız varsa hemen pişirin. Çünkü araya başka bir iş girer de pişiremezseniz, bezelyeler kuruyup sertleşebilir. Bu bezelyeleri bir gün kadar soğuk su içinde bekletirseniz, yeniden dirildiklerini görürsünüz.

Hazırlanacak etleri pişirmeden bir saat önce buzdolabından çıkarın. Böylece daha yumuşak ve leziz olacaklardır.

Tavada pişireceğiniz ciğerin yumuşak olması için, kızartma ununa bir tatlı kaşığı kadar karbonat ilave edebilirsiniz.

Çorbanın tuzunu fazla koyduysanız hemen içine irice dilimlenmiş bir kaç patates atın. Bir miktar pişirdikten sonra patatesleri çıkarın. Fazla tuzun gittiğini farkedeceksiniz. Bu yöntem her sulu yemek için geçerlidir.

Kızartma yaparken tavadaki yağın çatlayıp patlaması haklı olarak ürkütür. Ama içine bir tutam kadar tuz atarsanız, yağın patlamasını önlemiş olursunuz.

Buzdolabınız bozuldu, ya da artık boş yer yok.
Temiz bir kovayı musluk suyu ile doldurun. İçine bir çorba kaşığı sofra tuzu atın. Şişeleri daldırın.
Yeterince soğuyacaktır.





Et suyunu dolaba kaldırmadan önce çabuk soğutmak için, kemik kazanını bir evyeye oturtun, kazanın çevresine soğuk su tutarak et suyunu soğutun.

Değersiz olarak gördüğünüz limon kabuklarını güneşli bir yere koyup kurutursanız, özellikle isli ve yağlı mutfak eşyalarınızı ovarken şaşırtıcı sonuçlar alabilirsiniz.
Çileklerinizi ıslak bir muslin kumaşa sarıp birkaç kere hızla sallarsanız, çileklere buluşan kum ve toprakların muslin kumaşa yapıştıklarını görürsünüz.

Gravyer peynirinin kurumaması için, daha evvel tuzlu suya batırılmış, nemli bir beze sararak muhafaza ediniz.

Ekmek içi ile hazırlanmış sandviçleri, üst üste koyarak, nemli ve iyice sıkılmış bir peçeteye sararsanız, uzun zaman taze olarak muhafaza edebilirsiniz.

Süte biraz karbonat atarsanız hem çabuk bozulmaz hem de kolay hazmedilir.

Kuş üzümlerini ayıklamak için, onları bir avuç unla ovuşturunuz ve kalın delikli bir süzgece atınız, un ile beraber çöpler de düşer.

Balığı seçerken son derece dikkatli olmalıyız. Gözleri pırıl pırıl parlak, solungaçları ise pembe yada kırmızı renkte olmalıdır.

Evde salça yapıyorsunuz ama çok sulu oldu.
İçine bir miktar rendelenmiş ekmek ilave
ederek bir dakika kadar daha pişirin.
İstenen kıvama geldiğini göreceksiniz.

Etin yumuşak olması için pişirmeden önce zeytinyağında bir süre bekletin.

Turta için hazırlanan hamura bir miktar sütün yanında biraz da
bira ilave edilirse, turtanız yumuşak ve hafif olur.

Yumurta haşlarken çatlamaması için yumurtayı bir kepçe yada
kaşık içinde su dolu bir kabın içine koyun. kavururken renginin
canlı olması için biraz tuz serpin.

Soğan kavururken renginin canlı olması için biraz tuz serpin.

Pasta yaparken kullanacağınız meyveleri, uzun süre dayanmaları
için toz şekere bulamayı unutmayın.

Pişeceğiniz mantarların daha lezzetli olması için pişirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu serpin ve 5 dakika bekletin

Mısır haşlarken daha lezzetli olması için içine bir kaşığı şeker atın.

Ispanak pişirirken çok az miktarda su koyun. Ağır ateşte kendi
bıraktığı suyla pişerse daha leziz olur.

Çorba kaynatırken her an taşma tehlikesi vardır. Birkaç tane
buz parçası atarsanız taşmayı engellemiş olursunuz.

Köfte yoğurmadan önce ellerinizi ıslatırsanız, ellerinizin
temizlenmesi daha kolay olur.

Kalamar kızartırken önceden süte batırılırsa daha yumuşak olur

Tavuk haşlarken veya et suyu hazırlarken suya bir parça havuç,
soğan ve kereviz sapı ( veya maydanoz ) konursa haşlama suyu
çok lezzetli olur.

Patates püresi yaparken kullandığınız tuz kadar şeker de katarsanız daha iyi koyulaşır ve daha lezzetli olur.

Fırında tavuk pişirirken üstüne sürdüğünüz yağa şeker ilave ederseniz nar gibi kızaracaktır.

Buzluktan çıkan etin çabuk çözülmesi için bir kaba soğuk su ve tuz koyduktan sonra içine eti koyun.

Tereyağını kızartırken içine bir damla zeytinyağı koyarsanız
tereyağının yanmasını önlemiş olurunuz.


Dolmanıza yeni bir tat katmak için, içine kızarmış ya da ufalanmış kestane katmayı deneyebilirsiniz.

Enginarı alüminyum tencerelerde pişirmeyin. Enginar, alüminyumu karartır.


Fasulyeyi önce haşlayıp, daha sonra kılçıklarını almakta fayda vardır. Böylece vitaminleri de gitmemiş olcaktır.

Bazen fırında pişirdikleriniz kurur, kavrulur, sertleşir. Bunu önlemek için, fırının içine, bir bardak kadar su koyun. Göreceksiniz, pişirdikleriniz çabucak kavrulup kurumayacaktır.

Açtığınız hamurun hafif olması için bir miktar maden suyu katabilirsiniz.

Izgarada et pişirirken, etin bir yüzü biraz sararıp da su salıverdiği zaman fazla bekletmeden çevirin. İkinci yüzü bildiğiniz gibi pişirin, sonra yine çevirin. Yani bir yüzü iki, öteki yüzü bir kez pişirin. Etiniz daha yumuşak olacaktır.

Balığın çıtır çıtır kızarması için, önce biraz sütün içine batırın. Sonra unlayın tavaya atın.

Evde yapılan marmelatların içine birkaç tane çekirdeksiz kuru üzüm atılırsa, daha canlı bir renk kazanır.

Pancarı haşlarken içine saplarını da koyarsanız, rengi daha kırmızı olur. Hatta bir kaşığı da sirke dökün.

Pişireceğiniz pilavın tane tane ve beyaz olması için tencereye incecik bir dilim limon koyun.

Pizzanızın daha yumuşak olması için hamura sade unun yanı sıra, patates nişastası da katmayı deneyin.

Pudingin ununu az koyduğunuz için yumuşak olduysa en iyisi yeniden un katmak yerine bir kaşıkla krema haline gelene kadar iyice hazırlamaktır.

Reçel yaparken kaynarken karıştırmak gerekirse, muhakkak tahta kaşıkla karıştırılmalıdır.

yumuşak konuş ki,kalblerin kapıları açılsın;
sıcak kalbli ol ki,vicdanlar,senin düşüncelerine "buyur" etsin;ihlaslı davran ki,tesirin sürekli olsun....!
[/color
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
GuReL
Onursal Üye
Onursal Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 17 Şubat 2007
Mesajlar: 847
Nerden: bandırma
Teşekkür sayısı: 43
Kendisine 6 tşk.edildi



MesajTarih: Cum Şub 23, 2007 8:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

LEKELER

Taze ceviz lekesini elden çıkarmak için, eller önce bir iki dakika kadar sirkeye batırılmış bir pamukla ovulur. Sonra da soğuk suyla ovulur ve yıkanır.

Çay ve kahve lekelerini karbonatla silerek çıkartabilirsiniz.


Bira lekesini çıkarmak için sabunlu suya biraz amonyak karıştırın ve lekelenin üzerine sürün.

Zeytinyağ lekesini çıkarırken bir lokma ekmek içi yuvarlanıp lekenin üzerinde gezdirilmelidir.

Eğer örtünüze meyve suyu döküldüyse hemen tuz serpin, ilk yıkamada çıkacaktır.

Yumurta lekesini çıkarmak için önce soğuk suda bekletmeli sonra ılık sabunlu suda yıkamalısınız.

Masa üzerindeki pancar lekesini çıkarmak için bir ekmek parçasını suyla ıslatın, düz bir yüzeye yerleştirin ve örtünün lekeli kısmını ekmek parçasının üzerine koyun ve yine ıslatılmış bir ekmek parçasını üzerine yerleştirin. Ekmekler lekeyi emecektir.

Şarap lekesini çıkarmak için, oksijenli suyla tampon yapın ya da lekenin üzerini örtecek şekilde tuz serpin ve bir süre bekletin, daha sonra yıkayın.

Teflon tavanızda oluşan lekeleri temizlemek için bir bardak suya iki çorba kaşığı karbonat ve yarım su bardağı sirke karıştırın. Bunu tavanızın içine dökün, 10 dakika kaynatın.

Masanızın üzerine damlayan mumları çıkarmak için nalburdan alacağınız boya incelticiği lekenin üzerine döküp 5 dakika bekleyin sonra nemli bir bezle incelticiği silin.

Mutfak eşyalarının üzerindeki etiket izlerini yok etmek için, üzerlerine mobilya cilası serpip yumuşak bir bezle silin

yumuşak konuş ki,kalblerin kapıları açılsın;
sıcak kalbli ol ki,vicdanlar,senin düşüncelerine "buyur" etsin;ihlaslı davran ki,tesirin sürekli olsun....!
[/color
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
GuReL
Onursal Üye
Onursal Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 17 Şubat 2007
Mesajlar: 847
Nerden: bandırma
Teşekkür sayısı: 43
Kendisine 6 tşk.edildi



MesajTarih: Cum Şub 23, 2007 8:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İSTENMEYEN KOKULAR

Soğan kokusunu ellerinizden çıkarmak için, evvelden haşladığınız patatesi mutfaktaki işiniz bitince elinize sürerek beş dakika kadar ovabilirsiniz.


Kaz, ördek ve av hayvanlarının eti ağır kokulu olanların, bu kokularını gidermek için unla ovalamak ve yarım saat kadar unun içinde bırakmak lazımdır. Av etinin hangisi olursa olsun fırında pişirmeden önce evvela haşlamalı, sonra soğan suyu, tuz, biber, arzu edilen baharatı karıştırıp, haşlanmış etin etrafına sürmeli, en son olarak da yumurta sarısını yoğurtla karıştırıp eti bu karışıma bulayıp, yağlanmış tepsiye koyup fırına sürmelidir.

Uzunca bir süre kullanılmayan eski çaydanlıklar, zamanla pek de hoş olmayan bir koku edinirler. Bunu önlemek için en kolayı, içine bir parça kesme şeker koymaktır.
Karnabaharın haşlama suyuna bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem de kötü kokmadığını farkedeceksiniz.

Kereviz pişirirken kokusunu almak için içine biraz lahana turşusu koyun. Turşu, kerevizin kokusunu alacaktır.

Lahananın pişerken pek de hoş olmayan bir kokusu vardır. Bunu önlemek için, lahanayı pişireceğiniz tencerenin içine, biraz ekmek içi koymak yeterlidir. Yemeğe karışmaması için, ekmek içlerini küçük, temiz bir torba içinde koymanız, sonra alıp atmanız da size büyük kolaylık sağlayacaktır.

Ellerdeki sarımsak kokusunu çıkarmak için avucunuza biraz tuz alıp, hafifçe nemlendirdikten sonra iyice ovalayın. Sabunla da iyice yıkarsanız sarımsak kokusunun çıkmış olduğunu göreceksiniz. Hatta soğan ve balık kokusunun da.

Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize bulaşmadığını göreceksiniz.

Balık kokusunu tabaklardan, çatallardan, bıçaklardan çıkarmak hiç kolay olmaz.Balık kokusunu çıkarmak için yıkama suyunun içine bolca kahve telvesi atın. Telve balık kokusunu emecektir. Sonra bildiğiniz gibi bolca suyla durulayın.

yumuşak konuş ki,kalblerin kapıları açılsın;
sıcak kalbli ol ki,vicdanlar,senin düşüncelerine "buyur" etsin;ihlaslı davran ki,tesirin sürekli olsun....!
[/color
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
GuReL
Onursal Üye
Onursal Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 17 Şubat 2007
Mesajlar: 847
Nerden: bandırma
Teşekkür sayısı: 43
Kendisine 6 tşk.edildi



MesajTarih: Cum Şub 23, 2007 9:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Evde hayati kolaylastiralim


- Boğaz ağrılarını gidermek için bir tatlı kaşığı balın içine, bir adet limon suyu ve bir tatlı kaşığı iri tuz ekleyip ısıtın. Bu karışımı günde 3-4 kez gargara yaparak kullanın.



- Şekerlenmiş balınızı tekrar eski haline döndürmek için ise, bir kavanoz içinde, sıcak su dolu (kaynamayan) bir kabın içine oturtup bir süre bekletin. Balı bozulmadan uzun süre saklamanın yolu da, balı cam kavanozda ve ışık almayan bir ortamda muhafaza etmekten geçiyor. Balı kavanozdan yapışmadan fincanla alabilmek için ise, fincanı önce zeytinyağına, margarine veya una batırın. Balın kaşığa yapışmasını önlemek için de kaşığı önce sıcak suya batırın.


- Ekmeğin taze kalmasını istiyorsanız, ekmeğinizle birlikte aynı kaba ortadan ikiye bölünmüş bir patates veya elma koyun, böylece ekmek küflenmeyecek ve uzun süre tazeliğini koruyacaktır. Ekmeği ayrıca derin dondurucuda bir naylon içinde saklayarak ve daha sonra fırında ısıtarak da taze kalmasını sağlayabilirsiniz. Dışarıda unutulan ve bayatlayan ekmeği tekrar taze hale getirmek için ise üzerine birkaç damla su veya süt serpip, orta ısıdaki bir fırında 10 dakika kadar tutun. Ekmek yeniden taptaze olacaktır. Ekmeğin ahşap, emaye ve plastik kaplarda küflenmesini önlemek için ise, kaplarınızı bir ölçü sirke beş ölçü su karışımıyla ara sıra silin.
Bir gece önceden hazırladığınız kanepelerin kurumaması için de kanepeleri dizdiğiniz tabağın üzerine nemli bir bez örtün ve üstünü alüminyum kağıtla kapatın.

Yine bir gece önceden hazırladığınız sandviçin kurumasını önlemek için, sandviçi, yıkanıp kurulanmış iki salata yaprağı içinde alüminyum kağıda sararak, buzdolabına koyun.


BAYAT EKMEKLERIN DEGERLENDIRILMESI

- Bayatlamış ekmekleri tekrar değerlendirmek isterseniz, onlar ile birbirinden güzel ve leziz yiyecek ve tatlılar yapabilirsiniz. İşte size basit ve masrafsız birkaç örnek: Bayat ekmekleri önce süte, daha sonra çırpılmış yumurtaya batırın ve kızartın. Özellikle sabah kahvaltılarında iştahla yiyebileceğiniz yumurtalı ekmekleriniz hazır. Aynı malzemeyi değişik olarak yumurtanın içine tuz atmayarak hazırlayabilir ve soğuduktan sonra da hazırladığınız şurubu üzerine dökerseniz, bu kez de nefis bir tatlı elde edebilirsiniz.


- Ev hanımlarının genelde pasta, börek ve çörek yaparken, kabartma tozu yerine kullandıkları karbonat, sağlık konusunda da insanlara bazı pratik çözümler sunuyor. Karbonat, bir kaşık bal ile karıştırılıp sürüldüğünde, ağız yaralarının giderilmesinde fayda sağladığı gibi, yanık acısını ve ciltteki kabarcıkları önlemede de basit ve etkili bir çözüm sunuyor.


- Cildinizi dinlendirmek için ise, içi su dolu bir küvete 3-4 çorba kaşığı karbonat katıp banyo yapmak oldukça etkili oluyor.



- Ayakkabılarınızda oluşan kokuyu önlemek için ise, içine bir miktar karbonat ve ardından da pudra serpin.
Buzdolabınızı ve mutfak tezgahlarınızı iyice silip, temizlemek için de bir miktar suyun içine karıştırıp krem haline getirdiğiniz karbonattan faydalanabilirsiniz.



- Haşlanmış sebzelerinizin taze kalması için ise, haşlama suyuna biraz karbonat eklemeniz yeterlidir.



- Ev hanımlarının kızartma yaparken en büyük şikayetlerinden birisi olan yağ sıçramasının önüne geçebilmek için, kızartma yağının içine bir miktar ekmek veya tuz atın. Kızartmaların zararlarını azaltmak ve daha az yağ çekmelerini sağlamak için de tavanın içine bol yağ dökün ve iyice kızdırın. Patates kızartmalarının çıtır çıtır olması için ise, yağ kızmadan önce bir çay kaşığı alkol ekleyip karıştırın veya patatesleri kızgın yağda bir süre hafifçe çevirip çıkartın ve 10 dakika sonra ikinci kez tam olarak kızartın. Kızarmış patateslerin yağını almak ve yumuşamasını önlemek içinde, kızaran patatesleri tek tek tel süzgeç üzerine dizin.
Balık kızartılan yağı yeniden kullanmak için bir dilim kabuklu limonu içine atıp, tekrar kızdırın ve daha sonra da bir parça pamuklu kumaştan geçirerek süzün.



- Tereyağı ve margarin ile yapılan kızartmalarda da, yağın sıçramasını önlemek için yağ erimeden üzerine tuz serpin. Yağın, yanıp kararmaması için ise içine bir diş kabuklu sarımsak veya bir parça ekmek ya da eski bir şarap mantarı veya bir parça havuç katın.



- Başta çocuklar olmak üzere herkesin severek yediği çikolataları, kek ve pastada kullanırken, çikolatanın kaba yapışmaması ve parlak olması için, erime sırasında içine fındık büyüklüğünde tereyağı ekleyin. Çikolatanın daha kıvamlı olması ve bulaşığının daha az çıkması için ise, yapacağınız pastaya yağ eritmeniz gerekiyorsa, çikolatayla birlikte eritin. Çikolatanın eritilmesi sırasında tadını yitirmemesi için de içine bir miktar vanilya katın. Çikolatalı kekin kurumaması için, kekinize rendelenmiş yarım elma veya bir çorba kaşığı kahve ekleyin

yumuşak konuş ki,kalblerin kapıları açılsın;
sıcak kalbli ol ki,vicdanlar,senin düşüncelerine "buyur" etsin;ihlaslı davran ki,tesirin sürekli olsun....!
[/color
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mekteb-i Mülkiye
Moderator
Moderator

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2007
Mesajlar: 991

Teşekkür sayısı: 51
Kendisine 84 tşk.edildi



MesajTarih: Pzr Şub 25, 2007 10:07 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

soğan doğrarken gözümüze kaçmaması için pratik bilgi yokmu :S
en fazla zoruma giden şey ...

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
iKi NoKTa
HüVeLBaKi

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2006
Mesajlar: 1507
Nerden: İstanbuL
Teşekkür sayısı: 27
Kendisine 23 tşk.edildi



MesajTarih: Pzr Şub 25, 2007 11:52 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

kardeş soğan doğrarken çeşmeyi açık bırakmak faydalı olabilir.. ya da soğanı güzelce yıkaman kabuğunu soyduktan sonra Smile

Gizlesem de Aşikar Etsem de ; Canımsın Benim..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mekteb-i Mülkiye
Moderator
Moderator

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2007
Mesajlar: 991

Teşekkür sayısı: 51
Kendisine 84 tşk.edildi



MesajTarih: Pzr Şub 25, 2007 12:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

denicem inş.
saolasın Smile

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
cemre
Konuşkan Üye
Konuşkan Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 10 Haziran 2006
Mesajlar: 2480

Teşekkür sayısı: 39
Kendisine 20 tşk.edildi



MesajTarih: Pzr Şub 25, 2007 1:36 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Soğan soyarken gözlerinizin yaşarmaması için soğanı içi su dolu bir tasın içinde soyun.


demiş gürel abla...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mekteb-i Mülkiye
Moderator
Moderator

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2007
Mesajlar: 991

Teşekkür sayısı: 51
Kendisine 84 tşk.edildi



MesajTarih: Pzr Şub 25, 2007 2:25 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ben soyarken değil, doğrarken die sordum.
suyun içerisinde soğan doğrayamıyorum, öyle bi yeteneğim yok henüz.

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
GuReL
Onursal Üye
Onursal Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 17 Şubat 2007
Mesajlar: 847
Nerden: bandırma
Teşekkür sayısı: 43
Kendisine 6 tşk.edildi



MesajTarih: Pzr Şub 25, 2007 2:36 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mekteb-i Mülkiye demiş ki:
ben soyarken değil, doğrarken die sordum.
suyun içerisinde soğan doğrayamıyorum, öyle bi yeteneğim yok henüz.


herhangi bir gözlük takmak nispeten işe yarar:) oğlum öyle yapıyor.güneş gözlüğünü takıyor.ilk gördüğümde epey güldümdüSmile çareler tükenmez!

deniz gözlükleri var küçük olan.oldukçada ucuz yanları filanda kapalı daha işe yarar.ileri derecede rahatsız oluyorsanız bir deneyin...

yumuşak konuş ki,kalblerin kapıları açılsın;
sıcak kalbli ol ki,vicdanlar,senin düşüncelerine "buyur" etsin;ihlaslı davran ki,tesirin sürekli olsun....!
[/color
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mekteb-i Mülkiye
Moderator
Moderator

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2007
Mesajlar: 991

Teşekkür sayısı: 51
Kendisine 84 tşk.edildi



MesajTarih: Pzr Şub 25, 2007 2:57 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bi keresinde artık dayanamadım kafama poşet geçirdim, üzerinden de iki delik açtım ama yok..yine olmadı..gözlerim tam 1 saat boyunca yaşarıyo ben de anlamadım..çok ciddi etkileniyo yani.

o su altı gözlükleri yanları kapattığı için faydalı olabilir ama aklıma yattı Smile

ama ev arkadaşım beni o halde görürse mutfakta yemin ediom tüm ankaraya anlatır ve beni rezil eder Very Happy

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
GuReL
Onursal Üye
Onursal Üye

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 17 Şubat 2007
Mesajlar: 847
Nerden: bandırma
Teşekkür sayısı: 43
Kendisine 6 tşk.edildi



MesajTarih: Pzr Şub 25, 2007 4:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

:9 ozaman bırak ev arkadaşın soğanları doğrasınSmile))))))))

yumuşak konuş ki,kalblerin kapıları açılsın;
sıcak kalbli ol ki,vicdanlar,senin düşüncelerine "buyur" etsin;ihlaslı davran ki,tesirin sürekli olsun....!
[/color
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mekteb-i Mülkiye
Moderator
Moderator

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 20 Ocak 2007
Mesajlar: 991

Teşekkür sayısı: 51
Kendisine 84 tşk.edildi



MesajTarih: Pzr Şub 25, 2007 5:22 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

zaten ben yemek yapmaktan anlamadığım için, ben malzemeleri hazırlıom o da pişiriyo Smile
her ikisini de ona yaptırırsam bu sefer bulaşıkların tamamı benim üzerime yıkılacak Razz

o yüzden dengeyi iyi tutturmam lazım Smile

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
RaVzA
Süper Admin
Süper Admin

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 19 Ocak 2006
Mesajlar: 3898

Teşekkür sayısı: 71
Kendisine 91 tşk.edildi



MesajTarih: Pzr Şub 25, 2007 10:51 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

soğan doğrarken gözlerini değil burnunu kapat
gözü koklayınca yakıyor soğanın gazı
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
target
Site Admin
Site Admin

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 31 Ocak 2006
Mesajlar: 3911
Nerden: bilecektim ki..
Teşekkür sayısı: 76
Kendisine 101 tşk.edildi



MesajTarih: Pts Şub 26, 2007 12:44 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

sizin soğana karşı alerjiniz vardır
yani en azından biz 1 saat ağlamıyoruz
durum farklı..

o yüzden müracaat zeydiyye.. :)

ablamda soğan doğrayamıyor (alerjiden)
ben onlara gidince soğancı başı profiline bürünüyorum :P
ben olmadığım zamanlar robota atıyor
sizde bi küçük robot alın.. :)

YakınDır..

sevdiğim! Vera.. hangi çocuğu okşadın,
ellerinle gülden kokular..
dilinde aşk nameleri,
söylesene Vera hangi çocuğun adını andın..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> Yemek Tarifleri Tüm saatler GMT + 3 Saat
Sayfa 1, 2  Sonraki
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


 
Copyright © 2005 PHP-Nuke. PHP-Nuke is a free software released under the GNU/GPL
Forumtags