islamirc.net

islamirc.net: Forums


islamirc.net :: Başlığı Görüntüle - Dua - Ali Şeriati
 
 

Dua - Ali Şeriati



 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> Kitap ve Dergi Tanıtımları
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
target
Site Admin
Site Admin

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 31 Ocak 2006
Mesajlar: 3911
Nerden: bilecektim ki..
Teşekkür sayısı: 76
Kendisine 101 tşk.edildi



MesajTarih: Çrş Nis 04, 2007 12:00 pm    Mesaj konusu: Dua - Ali Şeriati Alıntıyla Cevap Ver

Ey Mustazafların Rabbi!

Sen yeryüzünün zavallılarını, mahkum ve zayıf yığınlarını ve hayattan yoksun
bırakılanları, (ki onlar köle arayan azgınların, çağın karanlık zulmünün,
kin ve nefret cehenneminin tarihteki kurbanlarıdır, ve her zamankinden daha
çok zulme ve baskıya maruz kalmışlardır) insanların önderliğine
eriştireceğini ve onları dünyaya varis kılacağını irade etmişsin.

İşte şimdi zamanı gelmiştir.

Yeryüzü mustazafları senin vaadini gözlemekte ve beklemektedir.

Ey gaybın bilicisi olan Allah'ım

Şu çağımızda sana gerçekten tapanlar yalnızca yeryüzü mustazaflarıdır.

Ey yüce rabbim sen tüm meleklerini Âdeme secde ettirensin.

Şimdi insanoğlunun idarecilerin ayağına kapanarak secde toprağına yüz
sürdüğünü görmüyor musun?



* * *


SUNUŞ YERİNE

Bu bölüm yukarıda belirttiğimiz gibi M. Akif AK'ın daha önce yayınlanmış
yazısından önsöz olarak alınmıştır. Duâ, bir yükseliştir.

Her duâ ruhtan bir filizin yeşermesi, boy sürmesidir. Dal budak salmak için
rahmetlere avuç açar gibi yaprak açmasıdır. Her yaprak yakarış, her çiçek
açılışı bir duâdır. Tohumun yarılması bir duâdır. Fidanlar bir uzanıştır.
Yaratıcıya duâdır ağaçlar dal dal duâ süslü, çiçek çiçek yalvarma bezelidir.
Taş duâ; toprak niyaz; deniz yakarıştır. Felekler duâ ile devreder. Kainat
duâ doludur. İnsanın duâsı, ruhtaki korkunç şiddete bir buluşma özlemidir,
ebedi ve ezeli sevgiyle... Duâ, fani maddeden, mana sonsuzluğuna doğru bir
sıçrayıştır. Fakat bir iniştir de duâ. Her samimi duâ mutlak bir
kurtuluştur. En iyi bilenin huzurunda hiçbir şey gizlemeye ve inkara cesaret
edemeden açık bir muhasebedir.

Şüphesiz ki duâ ak yüreklerden çıkıyorsa menziline ulaşır. Ya da sütteki
siyah lekeler gibi içindeki pislikleri temizleme gayreti ise gerçek duâ
vasfını kazanır. Beyaz yürekler pisliklere dayanamaz ama bu demek değildir
ki, o beyazlık hep lekesizdir. İnsandır bir olur rahmet denizlerinde yüzer,
bir olur günah bataklıklarında sürünür. İşte bu zaman beyaza leke düşmüştür
ama o yürekle lekeyi taşıyamaz uzun zaman. İsyan eder. Pislik mutlaka
temizlenmeli, sütteki leke tutulup atılmalıdır. Yüreği zonklatan bir arzu
itiraf ihtiyacıdır, bu arzu, itiraf kime? Sığınılacakların, güvenileceklerin
en büyüğüne, hudutsuz af ve bağışlama sahibine.

Duâ, bu itirafın en mükemmel vasıtasıdır. Eğer duâ sağlıklı bir iç
hesaplaşmanın sıkıntılarından güç alıyorsa mutlaka müessir olur. Gözyaşı
karışmış duâlar ise en samimi yakarışlardır. Çünkü gözyaşları iç
hesaplaşmada inanç adına kazanılan zaferlerin muştusudur.

O halde duâ bir yeniden doğuştur.

Duâ, sessiz, iniltili, gürültüsüz feryattır.

Duâyı bir ruhi ihtiyaç ve alışkanlık edinmiş kimsede mükemmel bir karakter
oluşur. Yakarışımız kendimiz için değildir. Kendimiz için duâ edeceksek, biz
de bizim olmayan, gayrılara feda ettiğimiz tarafımız için duâ edelim. Ölücü
yanımızda çürüyücü fani tarafımıza değil. Kim ki, yanında hazır bulunmayan
bir inanmış kardeşi için duâ ederse, etrafındaki melekler, istediğinin bir
misli de senin için olsun derler.

Hz. PEYGAMBER'İN TAİF SEFERİ DÖNÜŞÜ YAPTIĞI DUÂ


İlahi, kuvvetimin zaafa uğradığını, çaresiz kaldığımı, halk nazarında hor
görüldüğünü, ancak sana arz eder, sana şikayet ederim.

Ey merhametlilerin en merhametlisi! herkesin zayıf görüp de dalına bindiği
çaresizlerin Rabbi sensin.

İlahi! Huysuz, yüzsüz bir düşman eline beni düşürmeyecek, hatta hayatının
dizginlerini eline verdiğin akrabadan bir dosta bile beni bırakmayacak kadar
bana merhametlisin.

İlahi! Sen razı olasıya dek affını diliyorum. Bütün kuvvet, her kudret ancak
Sendendir.



BEĞENİLEN FİİLLER VE ÖVÜLEN AHLAKİ İSTEME DUÂSI

İlahi! Kendi lütfunla benim niyetimi olgun, saf ve nef kıl.

İlahi! İnancımı sağlam ve sabit kılarken, kudretinle de benden doğmuş
kötülükleri ıslah buyur. Beni mal, mülk, mevki ve şöhret hırsından koru.
İzzet ve şerefimi, kibir ve gururumun peşinden koşan bir tutkun eyleme. Beni
kendi kulluğuna râm kıl. İbadetlerimi, kendini beğenmişlik içinde yok etme.

Allah'ım ! Muhammed (SAV) ve aline rahmet eyle. Senin dinin yerine, sapık
metot ve yollar edinmeyeceğim. Senin hak olan yolundan dönmeyeceğim. Kuşkuya
düşürmeden sevap yolunu açacak ve fayda verecek bir hidayete erişmeyi
benim için de kolaylaştır.

İlahi! Gafletim anında Seni anmak için beni uyandır. Beni, ömrünü sana
ibadet ile geçirenlerden eyle. Senin sevgine varan yolu aydın bir şekilde
görme yeteneğini bana ihsan eyle. Bana dünya ve ahirette; hayr ihsan eyle.


* * *


1-BÖLÜM

DUÂ

A. ALEXIS CARREL'İN DUÂSINA ÖNSÖZ

Carrel'in deyimiyle: Duâ'nın kökeni yoksulluk ve aşktır. Fakat
müslümanların duâlarında bunlardan başka bir diğer unsur duâ edenin bizzat
yaşadığı toplumsal istekleri, sosyal sorunları ve dertleri de duâda
belirtmek şeklinde sosyal bir yön vardır.

Değişik islâmî duâ metinleri etüt edilip incelendiğinde, İslâm duâsının
doğal olarak tarihsel bir belge olma özelliğini taşıyan duâların şu öğeleri
içerdiği sonucuna varılır:

1. Fesâhat

2. Duânın içeriğiyle uyumlu ve etkileyici bir musiki

3. Akıl

4. Siyaset

5. Teslimiyet ve başkaldırı (isyan)

6. Tevfik (başarı dileğinde bulunma)

7. Tevfit (Allah'a yönelme, O'na havale etme)

8. Felsefi yoksulluk

İki çeşit duâ vardır:

I. tür duâ, bir amaca ulaşmak için bencil insanlar arasında yaygındır.

II. tür duâ, seçkin, samimi bir insandır. Allaha aşıkça tapan, O'nunla
söyleşmekten O'nunla bulunmaktan O'nun huzurunda durmaktan zevk duyan bir
kişidir. Birinci tür duâ avama özgü, ikinci tür duâ ise ariflere özgü bir
duâ yöntemidir.

B. ALLAH'IN ADIYLA

Ahlaki ve irfani duyguların zayıflamasını, güçlü zekanın zayıflamasıyla eşit
bir ölçü ve anlamda tutmak gerekir. Başarıya ulaşmak için herkese değişik
türde de olsa belli bir sorumluluk yükleyen yaşam, zihinsel ve bedeni
bünyeye uygun bir çizgiyi işlememizi istiyor.

C. DUÂ

Bilim dini uyutmak veya söndürmek biçiminde parlıyor. Biz Descartes'i
izlerken Pascalı bırakmış, unutmuşuz. Biz zeka gücümüzü sağlamlaştırma ve
ilerletme uğraşı verirken ruhun manevi çabalarını ahlak duygusu, güzellik
duygusu ve özellikle irfan duygusu gibi olgunlaşmaktan, gelişmekten
alıkoyuyoruz. Maneviyat hayatta başarılı ve mutlu olma konusunda, akıl kadar
gerekli ve etkili bir unsurdur. Duâ ruhun Allah'a doğru yükselişi ve ona
aşıkça tapınış durumudur. Gelenekselleşmiş formülleşmiş duâ biçiminin
dışında kalan gerçek duâ, Allah'a arifçe bir yönelişle, mistikçe bir
cezbeyle somutlaşan bilinçli bir hareket durumudur.

D. NASIL DUÂ ETMELİ ?

Yöntem:

Duâ etmek için, Allah'a doğru kendini yönetmek için sadece çaba gerekir. Bu
çaba; zeka ve aklın itimiyle değil ve sevgiyle ve gönülle olmalıdır. Duânın
etkili oluşunda tantana büyüklük ve törenin hiçbir değeri yoktur, belki
bunlar gereksizdir de. .. Duânın kabul edilebilmesi için, üstün fesahata
sahip alimlere ihtiyaç yoktur. Samimi ve kalpten gelen duâlar geçerlidir.

E. NEREDE VE NE ZAMAN DUÂ ETMELİ

Sokakta, çarşıda, otomobilde, trende, büroda, okulda, iş yerinde duâ
edilebilir. Fakat dağlarda ormanlarda ya da odanın sessizliğinde daha iyi
duâ edilir. Her türlü samimi şartlarda edilen duâ, tıbbi, psiko-fızyolojik
moral ve ruh olarak insanları olumlu yönde etkilemektedir.

F-BİR ULUSTA DUÂNIN YOKLUĞU O ULUSUN ÇÖKÜŞÜYLE EŞ ANLAMLIDIR

'Durum ne olursa olsun sorun şudur: Duâ anında Allah insanı dinler ve ona
cevap verir. (Duâsını kabul eder). Ahlaki ve manevi duygular bir ulusun faal
unsurları arasına yer alır bunlar yok oluşa yönelirse o ulusun kesin çöküşü
başlamış ve bağlarından koparak yok olmaya giden ortama girilmiş demektir.
Bu da yabancılaşmaya zemin hazırlama olur. Eski Yunanın -Grek uygarlığı
çöküşü bu nedenlerin etkisine bağlı idi. Ahlaki ve dini faaliyetler pratikte
de birbirine bağlıdırlar.

G. DUÂNIN ETKİLERİ

Duâ keyfiyetine şiddetine ve güçlü söylenişine bağlı olarak ruh ve cismimizi
etkiler. Duâ eden çehrelerde önceleri var olan vurdumduymazlık, eksiklik,
kıskançlık ve kötülük duyguları yerlerini iyiliğe başkalarına iyilik yapmaya
ve hayırlar istemeye terk eder. Zeka, bilgi ve güç itibariyle eşit durumda
olan iki bireyden duâ edenin ahlaki özellikleri ve karakteri çok pratik ve
vasat bir tutumla etmeyeninkinden daha olgun bir görünüm kazanır.

Duâ ortamında insan kendini olduğu gibi görür, kendine gelir, git
gide_ruhsal bir sükuna kavuşur. Duâ bire özgü somut bir çok belirtileri
kendi özellikleriyle ortaya çıkarır.

Burada Lourdes örneği verilmekte samimi yapılan duâlar kabul görürken,
turistik yapılan ziyaretlerin kabul görmediği anlaşılmıştır. Öyle
anlaşılıyor ki duânın kabulu şiddet, ısrar, keyfiyet ve içtenliğe bağlıdır.
İnsan duâ ile Allah'a yaklaşır. Allah da insanın kalbine. İnsan su ve
oksijene gereksindiği oranda Allah'a da muhtaçtır. Sezgiye, ahlaki duyguya,
güzellik duygusuna ve zekanın aydınlığına ek olarak din duygusu kişiliğin
çiçeklenmesini sağlar.



* * *

II. BÖLÜM

DUÂNIN FELSEFESİ (Succad Ekolu)

DUÂDA; BİLGİ, AŞK, NİYAZ VE CİHAD

A. ÖNSÖZ

Bu bölümde sebepler yerine getirildikten sonra (askeri ekonomik politik,
toplumsal ve bilimsel ön hazırlıklar) Allah'a yönelerek duâ edilmesi
gerektiğini vurgulamıştır. Gelenek ve kurallarla tapınmanın ve duânın etkisi
toplumda zayıflamaya ve unutulmaya yüz tutarsa bu toplumun veya bu ulusun
çöküşüne, dirençsiz kalışına zemin hazırlanmış olur.

Cinayetler üzerine yapılan incelemeler ortalama bir düzeyde göstermiştir ki
toplumda cani ve suçlu olarak tanınan bireyler ya hiç ya da cahilce fakat
çok az duâ eden kimselerdir. Bu bölüm aşk yalnızlık mı, ayrılık
mı?Gerçekçilik (realizm), idealizmin gerçekten kaçışı başlığı altında devam
etmiştir. Burada samimi olarak sadece Allah rızası için, edilen duânın önemi
ve gerçekliği vurgulanmıştır.

III. BÖLÜM


A. TAPAN RUHUN EN GÜZELİ

SÜCCAD İMAMI

Tapan ruhun en güzeli Cebbar, zorba değil, süccad olan bir imam Zeynel
Abidin'dir. O ne ulu, ne güzel bir sıfattır abid (tapan) ruhların en
güzeli tapanların ziynet ve süsüdür.

İslam'ın, esaslı, kamil duâsı bu anlamda üç yalvarmayı, üç isteği açığa
çıkarır:Birincisi, yoksulluğun tecellisi, ikincisi açıkça ve arifçe
duyguların tecellisi-ki bir aşığın sır, yakarma ve isteklerinden oluşur- ve
üçüncüsü de bilimsel ve düşünsel bir eğitimle itikadi ve felsefi bir
bilginin gündeme gelerek duâ metninde, duâcı için, gerçeklemesi. Para
kazanmak, çalışmak, teknolojiyi gerçekleştirmek, fen bilimlerini öğrenmek,
insan gücü, sermaye arttırımı, zorluğa katlannıak, eziyet çekmek, madenleri
çıkartmak, tröst ve kartellerle mücadele etmek; dünya ekonomik
sömürgeciliğine karşı savaşmak...ve bunun gibi sorunların yerinde duâ etmek.
Duâ duâcının bünyesini, huy ve karakter, ahlak, gidiş ve mahiyetini
etkileyen bir faktördür.

İşte şimdi duânın tanımına ulaşmışız: Duâ insanın ızdırap, çile, endişe ve
merakından ibarettir. Kendi benlik varoluş zindanından bilgiye ulaşmasıdır,
kişinin. Kurtuluş arzusunu ve kurtuluşa olan aşkı kanıtlanılmaz yapandır.
Duâ, yalnız ruhun ve yalnızlığın tecellisidir.

* * *

Ve işte DUÂ...


Allahım akîdemi sorunlarımın elinden kurtar ve koru.

Rabbim! bana sorumluluktan kaçan inanç ucuzluğuna karşı dayanma gücü ver.

Ya Rabbi! beni sürekli bilgili ve uyanık ve bilgili kıl ki; bir kimseyi yada
bir düşünceyi olumlu-olumsuz iyice tanımadan önce bir yargıya varmayayım.

Allahım! egoizm, çekememezlik ve kıskançlıkla karışmış, cehalet ve
başıboşluğumu, düşmana savaş, dosta saldırı aracı yapma.

Rabbim! benliğimin şöhreti, olmam istenen benliğin kurbanı durumunu bana
verme.

İlahi! beni garaz, kin, kıskançlık nedeniyle zulmün oyuncağı yapma.

Ya Rabbi!! egoistliği benden uzaklaştır. Egoizmi kaldır ki başkalarının
egoistliğini görüp eziyet çekmeyeyim.

Allahım bana mutlak itaati bağışla ki, dünyada mutlak isyan içinde olayım.

Rabbim bana kavgacı ve inatçı bir takvayı öğret ki sorumluluğumun çokluğu
arasında kaybolmayayım.

Beni perhizkar, münzevi takvadan koru ki tenhalık ve uzlet köşelerinde
gizlenmeyeyim.

Allahım beni insanlığın dört büyük zindanı olan tabiat, tarih, toplum, ve
benlikten kurtar.

Rabbim kutsal şüphe ateşini bende alevlendir ki bana kabul ettirdikleri
inançlarının tüm etkilerini yakabilsin işte o zaman bu külleşmiş halkın
arasında her türlü tozdan arınmış inancın sabahımsı dudaklarında sevgi
gülücükleri belirebilir.

Ya Rabbi! halkıma sabır tahammül ve kanaati geri ver ve beni ucuzculardan
kılma.

İlahi toplumumu kitap, adalet ve demir-silah ve teknikten oluşan, üç sağlam
ve sağlıklı temel üzerinde kurmam, gönlümü hakikat güzellik ve hayırdan
ibaret üç kaynaktan doyurabilmem için bana yardım et.

İlahi toplumuma sana doğru gelen yolun salt yeryüzünden geçtiğini öğretirken
bana da bu toprak parçasında sana ulaştıran en iyi yolu göster.

İlahi insanlara Adem'in topraktan yaratıldığını hatırlat ve deki: Her maddi
belirti ancak Allah ile anlam kazanır ve her gaybi belirti de Ahiret ile.

Ve eğer din ölümden önce kullanılmazsa bir işe yaramayacaktır. Ölümden sonra
ise hiçbir işe yaramayacak ve kullanılmayacaktır.

Ya Rabbi! bana sorumluluktan kaçan inanç ucuzluğuna karşı dayanma gücü ver.



Duâ 2

Ey yaratıcı Rabbim!

Sen insanoğluna keremi bağışlamışsın, sen kendi özel emanetini insanoğlunun
omuzlarına yüklemişsin.

Sen bütün Peygamberlerini, kitabı öğretmek ve adaleti gerçekleştirmek için
göndermişsin.

Sen kendine Peygamberlerine ve iman eden insanlara izzeti bağışlamışsın.

Sana ve Peygamberlerinin getirdiği mesaja inanıyoruz.

Senden bilgi, uygarlık, adalet ve şeref istiyoruz.

Bize bunları bağışla!

Çünkü çok muhtacız ve her zamandan daha dertliyiz ve alçaklık, esaret ve
cehaletin kurbanı olmuşuz...



Ey Mustazafların Rabbi!

Sen yeryüzünün zavallılarını, mahkum ve zayıf yığınlarını ve hayattan yoksun
bırakılanları, (ki onlar köle arayan azgınların, çağın karanlık zulmünün,
kin ve nefret cehenneminin tarihteki kurbanlarıdır, ve her zamankinden daha
çok zulme ve baskıya maruz kalmışlardır) insanların önderliğine
eriştireceğini ve onları dünyaya varis kılacağını irade etmişsin.

İşte şimdi zamanı gelmiştir.

Yeryüzü mustazafları senin vaadini gözlemekte ve beklemektedir.

Ey gaybın bilicisi olan Allah'ım

Şu çağımızda sana gerçekten tapanlar yalnızca yeryüzü muıstazaflarıdır.

Ey yüce rabbim sen tüm meleklerini Âdeme secde ettirensin.

Şimdi insanoğlunun idarecilerin ayağına kapanarak secde toprağına yüz
sürdüğünü görmüyor musun?

Onları bu çağın putlarına -ki hepsini kendimiz yapmışız- tapıcılıktan,
onlara kulluktan, kendi özgür kulluk ortamına çek ve kendilerine özgürlük
bağışla.

Ey güçlü Rabbim! senin ayetlerine küfredenler senin peygamberlerini
yalanlayıp haksız yere öldürenler, ve adalet eşitlik istemek için ayaklanan
kullarını öldürenler hala yeryüzünde egemendirler.

Müjdelediğin azabı onlara ulaştır.




Ey kadir olan Allah'ım!

Ailemize sorumluluk,

halkımıza bilim,

müminlerimize aydınlık,

aydınlarımıza iman,

tutucularımıza kavrayış,

kavramışlarımıza tutuculuk ,

kadınlarımıza bilinç,

erkeklerimize şeref,

ihtiyarlarımıza bilgi,

gençlerimize soyluluk,

öğretmen ve üstatlarımıza öğrencilerimize inanç,

uyuyanlarımıza uyanıklık ,

uyanıklarımıza irade,

tebliğlerimize gerçek,

dindarlarımıza din,

yazarlarımıza güvenirlik,

sanatkarlarımıza dert,

şairlerimize şuur,

araştırmacılarımıza hedef,

ümitsizlerimize ümit,

zayıflarımıza güç,

muhafazakarlarımıza hareket,

ölümcül uykularda olanlarımıza hayat ve dirilik,

körlerimize görme,

suskunlarımıza feryat,

Müslümanlarımıza Kur'an ve Sünnet,

tüm mezheplerimize birlik,

kıskançlarımıza şifa,

egoistlerimize sabır,

halkımıza kendini bilme,

tüm uluslardan kurulu milletimize samimiyet,

himmet,

fedakarlık yeteneği,

kurtuluşa layık oluş

ve

izzet bağışla.



DUÂ - Dr.Ali ŞERİATİ - ALEXIS CARREL ( Hristiyan din adamı)
Yayınevi: Birleşik Yayıncılık
Baskı: Ankara / 1993 / 174 shf.


YakınDır..

sevdiğim! Vera.. hangi çocuğu okşadın,
ellerinle gülden kokular..
dilinde aşk nameleri,
söylesene Vera hangi çocuğun adını andın..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> Kitap ve Dergi Tanıtımları Tüm saatler GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


 
Copyright © 2005 PHP-Nuke. PHP-Nuke is a free software released under the GNU/GPL
Forumtags