islamirc.net

islamirc.net: Forums


islamirc.net :: Başlığı Görüntüle - Kim gafil, kim cahil.. (Vatan-Tuğçe Baran)
 
 

Kim gafil, kim cahil.. (Vatan-Tuğçe Baran)



 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> Serbest Kürsü
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
target
Site Admin
Site Admin

Üye BilgileriDurum: Çevrimdışı
Kayıt: 31 Ocak 2006
Mesajlar: 3915
Nerden: bilecektim ki..
Teşekkür sayısı: 76
Kendisine 102 tşk.edildi



MesajTarih: Sal Hzr 26, 2007 7:07 pm    Mesaj konusu: Kim gafil, kim cahil.. (Vatan-Tuğçe Baran) Alıntıyla Cevap Ver

Tuğçe Baran'ın köşe yazarı
Vatan

Kim gafil, kim cahil...

Bu seçimler bir geçse de bu hayhuy bir bitse, ortalık biraz yatışsa
-mümkün mü bilemiyorum- çok mutlu olacağım.

Günde 200 kere “ya kardeşim, laiklerin açılma hakkı varsa
diğerlerinin de kapanma hakkı vardır. Geldiklerinde bizi
kapatacaklar ama paranoyasıyla insan hakları ihlal edilemez. Ayrıca
bu bir laik/dinci çatışması değildir. Bal gibi bir sınıf
çatışmasıdır. 80 yıldır başörtüsüne bir şey demezken kimse,
başörtülüler şehirleşmeye, zenginleşmeye, mal mülk ve iş sahibi
olmaya, çocuklarını sizin gibi liselere, üniversitelere göndermeye
başlayıp, pekala sınıf atlayıp sonra da yetmiyormuş gibi iktidar
olunca mı fark ettiniz Türkiye’nin sıkı Müslüman bir ülke olduğunu?
Sıkı dindar bir millet olduğumuzu? Mevlitsiz, hocasız, kurbansız,
adaksız, imam nikahsız birkaç bin kişiden başka kimsenin olmadığını?
Toplumun ezici çoğunluğunun zaten dini kurallar çerçevesinde
yaşadığını? Düne kadar “sevimli başörtülü köylü teyzenin”
fotoğraflarını çekerken birden onun kızının veya kızı olabilecek
birinin first leydi olabileceğini görünce mi Türkiye’deki
aydınlık-karanlık hadisesi ilginizi çekti? Başörtülüler 80 yıldır
olduğu gibi köylerinde, kasabalarında yaşasalardı, etliye sütlüye
karışmasalardı, “dekoratif unsur” olarak kalsalardı yine çok
ilginizi çekecek miydi kuran kursları, cehalet, gericilik, milletin
sabah akşam ibadetten başka bir şey yapmıyor olması, Fettullah, şu
bu..” demekten sıkıldım. Sıkıldım ama başka bir şey ne
düşünebiliyorum ne de düşünmemize izin veriliyor.

Türkiye sanki AKP’den önce acayip açık saçık, acayip aydınlık,
acayip bilinçli, acayip okumuş yazmış, acayip anti-dindar, nefis bir
ekonomiye sahip, üniversiteleri lise üstü saçma sapan kurumlar
değil, mahkemeleri süper bağımsız, anayasası acayip demokrat bir
yermiş gibi.. Müslümanlık mı? O da ne diyen bir yermiş gibi..

Bildim bileli bu ülke açığıyla kapalısıyla, bikinilisi çarşaflısıyla
süper cahildir, bildim bileli bu ülkede kadınların ezici çoğunluğu
örtülüdür, bildim bileli kasabalarda HERKES ama HERKES yazları kuran
kursuna gider, bildim bileli mevlitsiz geçen bir gün yoktur, bildim
bileli hurafeler gırladır, bildim bileli Ramazan’da bu ülkenin
İzmir, Ankara ve İstanbul dışındaki şehirlerinde, kasabalarında,
köylerinde lokantaları kapalıdır, sokakta yemek yemek hoş
karşılanmaz, bildim bileli erkek doktorlara kadınlar gitmek
istemez...

Ama ne memleket batmıştır ne de İstanbul, İzmir ve Ankara “elitleri”
bununla ilgilenmiştir..

Bikinimiz giyebilip rakımızı içebiliyor muyuz imbatımıza, lodosumuza
karşı? Tamam o zaman..

Ne zamanki o “ıyyyy” insanlar diplerine geldi, “kıllı kolları, kısa
bacakları, kocaman göbekleriyle parklarda sere serpe mangal yaptı,
felllllaket bir görüntü kirliliği yarattı, yetmiyormuş gibi bir de
kafasının türlü türlü örtü”, (benim laflarım değil bunlar) ve
üstelik o diplerine gelen “ıyyy” insanlar da bir güzel kendilerinden
birini seçti.. “Aaa! Yok yok.. Çok dinci oldu bu ülke.. İmdat!”

Akrabalarının yarısı küçük bir kasabada yaşayan ve bütün akrabaları
gayet dindar, gayet hali vakti yerinde ve gayet kendine saygılı
insanlar olan ve hemen hemen bütün yaz tatilleri orada geçen biri
olarak bana cidden çok komik geliyor. Eskiden olmayıp da şimdi olan
bir şey görmek için çok uğraşıyorum. Başörtülerin modası değişti,
iğneli iğnesiz, bağlamalı, sallamalı, tek katlı, iki katlı, renkli,
sade, kimisi türban dedi, kimisi sıkmabaş dedi, kimisi başka bir şey
dedi ama örtü örtü olarak kafalarda HEP vardı.. Kenarı işle yemeni
değil de VAKKO olunca mı batıyor? (Ki Vakko 60 yıldır servetinin
büyük bir kısmını başörtüsünden kazanmıştır diyebiliriz..)

Hadise bir yer değişimidir. Kasabalarda olanın yayılması,
kendilerine güvenlerinin gelmesi, süklüm püklümlüklerinin yok olması
ve ayrıca evet, zenginleşip sınıf atlamasıdır. Hadise Nişantaşı
Bağcılar savaşıdır.. Bağcılar’dakinin gelip Nişantaşı’nda oturmak
istemesidir.. İSKİ’de, Tapu Kadastro’da, Adliye’de çalışmak
istemesidir. Ve bana bugüne kadar neden onların orda olmaması
gerektiğine dair makul bir açıklama yapılamadı.

Beğenirim beğenmem ayrı. Ülke böyle olsun isterim istemem ayrı. Ama
kuralları hem sen koy, hem maç ona göre oynansın hem de sen gol
yiyince, al topunu git. Ahlaksızlıktır bu her şeyden önce.

Milletin dinle kafayı bozup cahil cahil dolaşması, doktora orasını
göstermemek uğruna hastaneden kaçıp sokakta doğurması ne kadar
sinirimi bozuyorsa öteki tarafın da çekirdek çitletip yarışma
programı izleyip, ömrü hayatında tek bir kitap okumayıp sonra da
“biz çok aydınlıkız heyo heyo hey” mitinglerine bayraktan yapılma
kıyafet kreasyonlarıyla katılması da o kadar sinirimi bozuyor. Kim
daha az cahil, tümüyle şüphe içindeyim. Bu dediklerimi anlamayıp da
“senin kara çarşafın gelmiş.. Soksunlar o sarı aptal kafanı
burkalara da gör gününü” diye mektup atanları da son cümleme “teyit”
olarak görüyorum..


YakınDır..

sevdiğim! Vera.. hangi çocuğu okşadın,
ellerinle gülden kokular..
dilinde aşk nameleri,
söylesene Vera hangi çocuğun adını andın..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    islamirc.net Forum Ana Sayfası -> Serbest Kürsü Tüm saatler GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


 
Copyright © 2005 PHP-Nuke. PHP-Nuke is a free software released under the GNU/GPL
Forumtags