Tarih: Pts Oca 21, 2008 7:12 am Mesaj konusu: Dinimizde intihar saldırısı doğrumudur?
intihar etmenin büyük günahlardan olduğu biliniyor, düşmana karşı yapılan ve yanında iman eden insanları katletmenin vebalini nasıl ödeyeceklerini düşünüyor olabilirler? İNTİHAR düşündürüyor Kaç Adımda Tamamladınki Beni Yokluğunda Ölümler Beğeneyim
bu eylemi yapanlar orada bulunan kişiler içerisindeki islama müntesip kişileride öldürüyor, oysaki kuranı kerim bu konuda bir bilgi içermektedir.
Onlar, inkar eden ve sizin Mescid-i Haram'ı ziyaretinizi ve bekletilen kurbanların yerlerine ulaşmasını menedenlerdir. Eğer (Mekke'de) KENDİLERİNİ HENÜZ TANIMADIĞINIZ MÜMİN ERKEKLERLE MÜMİN KADINLARI BİLMEYEREK çiğnemeniz sebebiyle üzüntüye kapılmanız ihtimali olmasaydı (Allah savaşı önlemezdi). Dilediklerine rahmet etmek için Allah böyle yapmıştır. Eğer onlar BİRBİRLERİNDEN AYRILMIŞ olsalardı elbette onlardan inkar edenleri elemli bir azaba çarptırırdık fetih 25
.bu eylemi yapmak,allah cc ın dahi yapmadığı bir şeyi yapmak değilmi, biliyoruz ki bu intihar eylemlerinde birçok islama müntesip kişilerde ölüyor.
bunu yapmak için geriye bir yol kalır, oradakilerin topyekün küfrüne hükmetmek, tekfir de allah cc ın hükümlerinden bir hükümdür ve hüküm sadece allah cc a aittir.
her şey zıddı ile kaimdir, eğer bir insanın zahirine bakarak kafir olduğu hükmüne varılabiliyorsa birileri, yanlarında bulunan kişilerinde imanlarına hüküm verip mümin desinler, ki bu ehli sünnet alimleri tarafından istisna ile belirtilen bir durumdur inşaallah mümindir şeklinde zikredilir ki o kişinin hükmünü allah cc a havale etmekten ibarettir.
selam ve dua ile BİR TEK İLAH A KULLUKTAN İMTİNA EDEN, BİR ÇOK İLAHA KULLUK ETMEK ZORUNDA KALIR
yani demek oluyoki şehit olma yolu olarak görülen intihar saldırıları aslında ateşe atlamak gibi birşey Kaç Adımda Tamamladınki Beni Yokluğunda Ölümler Beğeneyim
Şehadet eylemleri ile saldırı sonrası müslümanlarında öldüğü eylemleri bir tutmayın.
Sadece mücahidin şehit olduğu ve kafirlerin öldüğü eylemlerde amaç intihar değil düşmana zarar vermek bu caiz.
Haram olan intihar dünya için canına kıymak.
Müslümanların öleceği kesin olan eylemler hakkında diyeceğim bundan kaçınılması gerek iki tane kafir ölecek diye kadın çoluk çocuk demeden müslümanlara kıyılması akıl alır iş değil.
İsrail’de 'sivil' tanımına uygun birini bulmak neredeyse imkansızdır!
Mustafa İslamoğlu
1) Sözkonusu eylemler İslam’a yabancı kamuoyunda, adlandırıldığı gibi birer “ihtihar” değil, birer “istişhad” eylemidir ve İslami açıdan meşrudur. Şöyle ki: İstişhad, “şehadete davetiye çıkarmak”, “kendi kendini şehid etmek” anlamına gelir. Yani “şahid olacağını bile bile, ölüme gitmektir”.
İntihar İslam’da cezayı, şehadet ise ödülü getiren bir eylemdir. İstişhad ise, ödülü getiren şehadet eyleminin, en zor olanıdır.
Peki, mukaddeslerini canları pahasına savunan Filistinli gençlerin bu eylemlerini, şu ayetle nasıl telif edebiliriz
“Kendi kendinizi öz ellerinizle tehlikeye atmayınız.” (2/195)
Bu ayet, daha o zamandan yanlış anlaşılmış ayetlerden biridir.
Bu ayetin tefsiri sadedinde Tirmizi ve Ebu Davud’un naklettikleri şu olaya bakın:
Emevi hanedanı döneminde Abdurrahman b. Velid komutasında bir İslam ordusu Konstantiniyye (İstanbul) üzerine bir sefer düzenledi. Sahabeden hayatta olanlar ve onlardan biri olan Ebu Eyyüb el-Ensari de ordudaydı. İşte bu savaş sırasında müslüman ordusundan bir kahraman kaleye sırtını dayamış olan Rum ordusuna karşı tek başına taarruza geçti. Bu sonucu mutlak ölüm olan bir saldırıydı. Ve tabi ki o zat şehid oldu. Bu durumu gören müslümanlar içerisinden kimileri bu ayeti okuyarak “Vah vah! Kendisini elleriyle tehlikeye attı!” dediler. Orada olan Ebu Eyyub el-Ensari, bu yanlışa anında müdahale ederek dedi ki: “Ey müslümanlar, bu ayet biz Ensar hakkında indi. Allah, Rasulüne fethi ve zaferi ihsan ettiği zaman, biz artık işimize gücümüze bakıp, malımız melalimizle uğraşalım demiştik. Allah işte o zaman bu ayeti indirdi. “kendini tehlikeye atmak” demek, mal sevdasıyla cihadı/mücadeleyi terk etmektir.” (Tüm tefsirler)
Bizans surları önünde kendini feda eden ilk nesle mensup o müslümanla, İstişhad operasyonlarında can veren Filistinli gençler arasında hiçbir fark yok.
Bu eylemleri, silahla, helikopterle, uçakla, tankla, topla bir yere ateş etmekten ayıran temel özellik; birincisinin insanoğlunun yapacağı en büyük fedakarlık olan “canını verme, ölüme gönüllü gitme”, diğerlerinin de sadece “can alma, öldürme” olmasıdır. Ahlaksızlık, soysuzluk, kirlilik ve gayr-ı meşruluk elbette “ölme öldür” mantığının ürünü olan ikincilerdir.
İstişhad eylemlerinin dinen sorgulanması gereken ikinci boyutu, hedef gözetilmemesidir. Bir kere, dişine kadar tepeden tırnağa silahlanmış askeri bir güç olan İsrail’de “sivil” tanımına uygun birini bulmak neredeyse imkansızdır. 7’den 70’e asker bir toplumdur İsrail toplumu. 65 yaşına kadar askerlikle yükümlüdür herkes ve rejim bir “sürekli seferberlik” rejimidir. Hepsinden öte, İsrail vatandaşlarının tümü, başkalarına ait toprakları zorla, güç kullanarak ellerinden gasbetmek suçunu işledikleri için “işgalci” konumundadırlar. İslam hukukunda, biri gelip toprağınıza, mülkünüze tecavüz ederse, buna karşı mülkünüzü ele geçirdiğiniz her tür araç ve imkanla savunmak “meşru müdafaa” cümlesinden, hatta “görev” sayılmıştır. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, din adamları savaşta HEDEF SEÇİLMEZLER. Fakat, şu da bir gerçek ki her savaşta “telef” ve “zayiat” olur ve bu da savaşların korkutucu ve soğuk yüzüdür.
2) İstişhad eylemlerinin faillerini “terörist” olarak niteleyenler Siyonistler ve onların emellerine hizmet edenlerdir. Türk-Yunan savaşı sırasında, yine Fransa’nın Güney Anadolu’yu işgali sırasında onlara karşı savaşan “milli kuvvetler” için de Batı gazeteleri aynı nitelemeyi kullanmışlardı: Teröristler... Bu yöntemin kendisi, semantik bir terördür. Kavramların içini boşaltarak işinize geldiği gibi doldurup onları muhaliflerinizi “suçlamak”, “mahkum etmek” ve “imaj bozmak” için kullanmak... işte bu da terörün bir başka boyutudur. İsrail’i yöneten yöneticilerin hemen tamamı ya Yahudi sorunu batılılar tarafından Müslüman doğuya ihraç edilmeden önce Irgun, Haganah gibi acımasız terör örgütlerinde çetebaşılık yapıp katliamlara imza atmış birer tescilli terörist, ya da Şaron gibi sonradan katliam yapmış eli kanlı birer savaş suçlusudurlar. Bu tür insanların eline dünyanın en ağır silahlarını tutuşturduğunuzda ne olacağını varın siz hesap edin. Filistin Halkının verdiği gerçek kurtuluş savaşını en çok anlaması gerekenler, tarihlerinde saldırgan, sömürgeci ve zorba güçlere karşı kurtuluş savaşı vermiş olan toplumlardır.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız