Bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir! Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Sena Adı Sena Haydali, yaşı 16
Ömrünün genç kızlığının baharında
Ölümü yaşamaya, zulüm altında şerefsizce yaşamaya
Tercih etmiş inkılapçı mücahide
Kuşanarak ölüme rest çeken nefesiyle
Tonlarca bombayı Yahudi beynine sokan
Eylemi omuzlarında taşıyan Güneyin gelini Sena
Günlerce içini yakıp kavuran
O gizli alevin sırrını tutuşarak birazdan
Açıkladı tüm dünyaya korkmadan
Gelinliğini giydi bombayla sarmaş dolaş
Bir deprem kuşatmasına hazırlandı
Her biri öfke kesilmiş dinamitlerle
Zulmün defterini dürmeye
Ateş dolu göğsüyle Sena
Bir yangın yerine çevirdi Yahudi konvoyunu
Bir ateşten rüzgar estirdi
Gösterdi dünyaya
İşte böyle cehennemler konur
Kahpe Yahudi’nin ayakları altına
Şahadetle evlendin Sena
Kaç milyar insan izledi düğününü
Dillere destan
Son kez zafer işaretiyle el salladın bize
Ve yakıp kül ettin fitili
Ateşledin bombaların gürültüsünde
İşgalcileri yerle bir ettin
Şerefsizce yaşamaya
Onurlu ölmeyi tercih ettin
Kan ağlamadı annen
Baban başı dik dolaşıyor
Güney Lübnan sokaklarında
Tüm parmaklar onu gösteriyor
Seni yaşatacak, sana gıpta eden
Müminler kaldı arkanda
Bizim vuslatımız hangi mevsime kaldı Sena
İşte bir gerilla gibi devrildin hüzünlerimize
Geçmesin diye günlerimiz
Böyle bitkin, böyle ümitsiz, böyle çaresiz
Bizim vuslatımız hangi mevsime kaldı Sena
Bünyamin DOĞRUER
En son Mekteb-i Mülkiye tarafından Pzr Ağu 24, 2008 6:11 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
O gün bomba yüklü bir araca binip olağanüstü bir cesaretle işgal güçlerinin yoğun olduğu bir alana daldı. Bu eylem, İsrail askerleri içerisinde büyük kayıplara sebep oldu. 50’den fazla kişi yaralandı ya da öldü.
Araplar nezdinde bu bayanın özel bir kutsallığı olduğunu vurgulamak için Hizbullah ile İsrail arasında esir değişiminin yapıldığı “Rıdvan” operasyonu kapsamında Haydali’nin cesedinin geri dönmesi konusu gündeme getirildi. “Direnişin erkekleri” vakit uzasa bile Sena’nın dönmesi gerektiğini ve bu kahraman savaşçının cesedinin gerekli onuru görmesinin vaktinin geldiğini unutmadılar.
Doğumu Ve Yetişmesi
Sena Haydali, Sayda’nın bir kazası olan Unkun kasabasında 14 Ağustos 1968 yılında doğdu. 3 yaşındayken annesi öldü. Sena babasıyla birlikte yaşadı. Babası evlendi ve Sena’nın Abir adında bir kız kardeşi, Heysem, Muhammed ve Rami adında 3 erkek kardeşi oldu.
Sena milliyetçi bir evde yetişti. Babası zulüm, işgal ve baskıyı reddeden birisiydi. 80’lerdeki Lübnan işgali döneminde yaşamlarının sadeliğine ve işgalin hayatlarını zehir etmesine rağmen Sena’nın ailesi Beyrut’ta yaşamaya devam etti.
Sena okuldan sonraki boş zamanlarında Musaytabe bölgesinde (Lübnan’ın batısı) videokaset satan bir dükkânda çalıştı. Sena orada çalışırken, onunla hemen hemen aynı yerde şehadet eylemini gerçekleştiren şehit Vecdi için 36 kaset doldurdu. Aynı dükkânda video kamerasıyla vasiyetini yaptığı kaseti de doldurdu. Bu bantla arkadaşlarına ve ailesine Güneyin gelini olarak adlandırılmasını vasiyet ettiği mesajını gönderdi.
Şehadet Eylemi
Suriye milliyetçi sosyalist partisine mensup ve mili direniş cephesi saflarında eylemini gerçekleştiren Sena Haydali, 9 Nisan 1985 tarihinde 200 kilodan fazla TNT patlayıcıyla dolu Peugeot 504 model beyaz arabasıyla İsrail işgal ordusunun arasına daldı ve güney Lübnan’ın doğu kısmından ikinci çekilme aşamasını gerçekleştiren topluluğun içinde kendisini havaya uçurdu.
Ulusal ve yerli basın organları şehadet eylemini aktardılar. İsrail de eylemi doğruladı ve basın organları haberi ele aldılar. İsrail, askerlerini hedef alabilecek başka eylemlere karşı onları uyardı. İsrail ordusuna ait yayın, ordudan 2 subayın öldürüldüğünü ve patlama sebebiyle iki askerin de yaralandığını ve bomba yüklü aracın kuzey yönünden gelip aranmak için barikata yaklaştığında patladığını duyurdu.
Sena eylemi gerçekleştirmeden önce yaptığı son vasiyetinde, Güneyin gelini olarak adlandırılmayı istedi. Ve sonra bu lakapla anılır oldu. Sena Lübnan’ın ve Arap halk direnişinin sembolü haline geldi. Caddelere, meydanlara ve okullara onun adı verildi. Onu methetmek için birçok şiir yazıldı ve şahadetinden sonra birçok Arap siyasetçi onu övdü.
İsrail 2008 Temmuzuna kadar cesedini sakladı. İsrail ile Hizbullah arasında esir ve savaşçıların cesetlerinin değiş tokuşu için yapılan görüşmelerden sonra cesedi iade edildi. Suriye milliyetçi sosyalist parti liderliği 25 Temmuz 2008’de cesedi teslim aldı ve doğum yeri olan Unkun’da gömülmesi için akrabalarına teslim etti.
Vasiyeti
Sena, şehadet eylemini gerçekleştirmeden evvel Lübnan, Şam ve Kıbrıs’taki televizyon kanallarının naklen yayınladığı vasiyetini yaptı. Bu vasiyette “işler hale getirildiğinde tarihin seyrini değiştirebilecek güce sahibiz” sözünü doğruladığı şahadet eylemine hazır olduğunu söyleyerek ailesine ve halkına veda etti.
Sena vasiyetinde şöyle diyor: Ben özgürlük yolunda şahadete karar vermiş bir gruptanım. Ben şehit Sena Haydali. Yaşım 17.
Ben işgal edilmiş Lübnan’ın güneyinden, direniş ve ayaklanmanın güneyindenim.
Direnişin güneyinden, şehitlerin güneyinden, Şeyh Ragıp Harb, Abdullah el-Cizi, Hasan Derviş, Nezih Kıbrıslı, Bilal Fahs ve son olarak kahraman şehit Vecdi es-Sayiğ’in güneyinden.
Ben bu kararı vatanımızın ve halkımızın özgürlüğü uğrunda şahadet kararı almış bir grup içerisinde aldım. Çünkü ben işgal altındaki halkımın zulüm, kahır, çocuk, kadın ve yaşlıların öldürülmesi ve evlerin yıkılmasından yana yaşadığı trajediyi gördüm ve bu eylemi gerçekleştirmeye karar verdim.
İçim rahat çünkü vatanıma karşı olan görevimi yerine getirmek için seçtiğim bu eylemi yerine getireceğim. Ve ben bu eylemimin başarılı olmasını temenni ediyorum. Ruhum benden önce şehit olmuş bütün ruhlarla kucaklaşıyor ve onlarla birleşiyor ki düşman ordusunun başında patlayıp deprem etkisi yaratacak bir patlayıcı oluştursun.
Kendi el yazısıyla yazdığı vasiyetinde ise şunlar yazılı: Sevdiklerim… Hayat sadece izzetli bir duruştur. Ben ölmedim aksine yaşıyorum ve aranızdayım. Dolaşıyor, şarkı söylüyor, dans ediyor, bütün isteklerimi gerçekleştiriyorum. Ben, bu sunacağım şahadet eylemi sayesinde ne kadar mutluyum. Yalvarırım benim için ağlamayın, üzülmeyin. Aksine sevinin. İçinde kahramanlar olduğu müddetçe dünyaya gülümseyin. Ben şimdi Güneyin toprağına ekildim, kanım ve sevgimle orayı suluyorum.
Ben ne evlenmek ne de başka bir kişiyle yaşamak için gidiyorum. Aksine mutlu, cesur ve şerefli şahadet için gidiyorum…
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız