
İsa’nin Nüzulü Hakkinda Alİmlerİn Sözlerİ
İSA’NIN NÜZULÜ HAKKINDA ALİMLERİN SÖZLERİ
İslam alimlerinin, muhaddis ve müfessirlerinin söz ve açıklamalarından anlıyoruz ki, İsa, yeryüzüne bir peygamber olarak değil, aksine Muhammed(s.a.v.) in tabisi olarak inecektir. Ve, bu nübüvvetin son bulma akidesiyle çelişmeyecektir.
Biz beş numara Zeylde Zemahşeri, Nesefi, Süyuti ve Şeyh İsmail Hakı’nın görüşlerini zikretmiştik. Şimdi de diğer alimlerin görüşlerini naklediyoruz:
1- Allame İbn-i Hazm (1149-1209 H.):
“Bazı kelamcılar onu gökten yeryüzüne sadece ihtiyaç arttığı zaman veya bilinmeyen nedenler dolayısiyle ineceğini söylemişlerdir. Zira şayet bir teklif sebebile inerse, o muhakkak İsa’dır. Onun peyamber olup olmayacağına gelince; Peygamber (s.a.v.) den sonra peygamber gelmeyeceği cihetle, bu caiz değildir. Bu gibi görüşler bence zayıftır. Çünkü Muhammed (s.a.v.) in gönderilişiyle son bulan peygamberlik silsilesi, sona ermiştir. İsa’nın Muhammed’e tabi olarak inmesinden sonra da bu silsile yenilemez.”
2- İmam Razi (994-1064 M.):
“Hz. İsa’nın Muhammed (s.a.v.) den sonra inişi, onun peygamberlerin sonuncusu olmasına bir halel getirmez. Zira o, kendisinden maksat son peygamber olduğu ise de Muhammed (s.a.v.) in dinine tabidir.”
3- İmam-ı Nevevi (1233-1277 M.):
“İsa aleyhisselam, bu şeriatla hükmeden birisi olarak inecektir. O, müstakil bir risalet ve nesheden bir şeriat sahibi olarak inmeyecektir. Aksine bu ümmetin hakimidir o!...”
Peyamberimiz (s.a.v.) in, şüphe ve benzerliğe mahal bırakmayan hadislerden zikrettiklerimizden de anlaşılan açık hakikat işte budur. Bundan sonra memleketimizde Beklenilen islam ismiyle kurulan pazardaki ticaretin, hakikatte deccallık ve aşağılıktan başka bir şey olmadığı şüphesizdir.
Bu aşağılık hareketin en gülünç yönlerinden birisi de, kendisini mezkur nübüvvetin hedefi yapmaya çalışan, filan kişinin, Meryem oğlu Mesih olduğunu ispat içn şöyle bir te’vile bel bağlamasıdır:
“Allah teala ve sübhanehu, Ahmediye Burhanları’nın üçüncü cildinde beni Meryem olarak isimlendirdi. Ahmediyye Burhanlarından da anlaşıldığı gibi Meryem sıfatına bürünmüş olarak iki yıl perde gerisinde terbiye oldum. (yaşadım) Sonra Meryem’e üflendiği gibi benim ruhuma da İsa’ya dönüştüm. Bu bana Ahmediyye burhanlarının dördüncü cilinde ilhamla bildirildi. Böylece kendimin Meryemoğlu İsa olduğumu söylemek doğrudur.”
İsa’nın ruhu üflendi. Böylece istiari olarak Meryem’e hamile kaldım. Sonunda, on ay geçmemişti ki, Meryem’likten
Yani bu adam, önce Meryem olmuş, sonra kendi kendine hamile kalmış daha sonra kendi kendinden İsa’yı doğurtmuş... Fakat ortaya hadisi şeriflerde İsa’nın Dımeşk’e ineceğini belirten bir problem çıkınca, başka bir yolla te’vil yaparak bu problemi ortadan kaldırmaya çalışmıştır:
“Şunu bilesin ki, “dımeşk” kelimesinin tefsiriyle ilgili hususları Allah bana ilhamla bilirdi. O, kendisine işaret ettiğim şehirdir. (Kadıyan şehri). Ben onu, halkının çoğununu fıtraten Yezidi olması; habis Yezid’in adet ve fikirlerine tabi olmaları nedeniyle Dımeşk diye isimlendirdim... Şu “Kadıyan” şehriyle Dımeşk arasında, halkının çoğunluğunun Yezidi olması bakımından bir benzerlik ve tenasüb vardır.”
Yine Nevevi’yi dinliyoruz:
“Mu’tezile ve Cehmiyye’den bazı kimselerle onlara uyanlar bunu inkar ettiler. Bu hadislerin Allah-u Teala’nın “Hatemünnebiyyin” ve Peygamber (s.a.v.) in “Benden sonra Peygamber yoktur” sözüyle, bu ümmetin, Peygamberimizden sonra peygamber olmadığı, onun şeriatının kıyamete kadar neshedilmeyeceği hususundaki icması ile merdud olduğunu zannettiler. Bu kıyas şekli fasiddir. Çünkü İsa’nın nüzulünden murad, o, bizim şeriatımızı neshedecek bir şeriatla inecek demek değildir.
Ne bu hadislerde, ne de başkalarında, buna işaret eden hiçbir husus yoktur. Aksine buradaki hadisler ve Kitab’ul İman’da geçenler, onun bizim şeriatımızla hükmeden adil bir hakim olacağını ve insanların ihtiyaç duyduğu yahut karıştırdığı hususları ihya edeceğini doğrulamıştır.”
4- Alaud’din-i Bağdadi (725 H.) Hazin tefsiri sahibi):
“Eğer sen İsa (a.s.) ın ahir zaman da peygamberimizden sonra bir peygamber olarak inecektir dersen, derim ki: İsa (a.s.) ondan önceki peygamberlerdendi. Ahir zamanda nüzul edince, Muhammed (s.a.v.) in şeriatile amel edecek ve sanki onun ümmeti imiş gibi Kıbleye yönelerek namaz kılacaktır.”
5- Allame Taftazani (1322-1390 M.):
“Eğer hadiste, İsa (a.s.) ın Peygamber (s.a.v.) den sonra ineceği varid olmuştur denilirse, evet öyledir; fakat Muhammed (s.a.v.) e tabi olacaktır, derim. Çünkü onun şeriatı neshedilmiştir. İndikten sonra da ona artık vahyedilmeyecek ve hükümler bilirtilmeyecektir. Bilakis o, Allah’ın Rasulü’nün halifesi olacaktır.”
6- İbn-i Hacer Askalani (1449 M.):
“İsa, bir hakim (idareci) olarak inecektir. Yani, bu şeriatle idare eden birisi olarak. Çünkü bu şeriat bakidir ve neshedilmemiştir. Ve İsa, bu ümmetin hakimlerinden birisi olacaktır.”
Yine onu dinliyoruz:”Ahmed, deccal kıssası hakkında demiştir ki: İsa’ya, ey Allah’ın ruhu, ilerle, öne geç denildiği zaman, diyecektir ki: evet sadece sizin önünüze geçmek (size lider olmak) ve size namaz kıldırmak üzere ilerleyeceğim. Ebu’l Hasan Has’i de “Şafii’nin Menkıbeleri” nde demiştir ki:Şafii’nin kulağına İsa’nın Mehdi’nin arkasında namaz kılacağına dair haberler geldiği vakit, o hadisi, Enes (r.a.) dan nakledilen hadise karşılık olarak rivayet etti. Ki onda ne Mehdi ne de İsa vardı... İbn’ül Cevzi de demiştir ki:Eğer İsa bir imam olarak gelirse, o zaman bazı şüpheler ortaya çıkar ki, onu bir naib olarak mı yoksa şeriat getiren birisi olarak mı görüyorsun?Bu sebeple o, Peygamberimizin “Benden sonra Peygamber yoktur.” sözü hakkında şüphe uyandırmamak için cemaata katılarak namaz kılacaktır.”
7- Allame Bedrüddin’il Ayni (855 H. 1451 M.):
“Ebu Nem’ın Kitab’ul Fiten’inde deniliyor ki:İsa yeryüzüne indiği zaman, Müslümanların halifelerinin onlara namaz kıldırdığını görecek, bunun üzerine cemaata katılacak ve halifeye: namaz kıldır, Allah senden razı olsun. Çünkü ben bir emir olarak değil, vezir olarak gönderildim, diyecektir.” ...Evet İsa (a.s.) yeni bir şeriatle inmeyecek aksine Peygamberimiz Muhammad (s.a.v.) in şeriatı üzere inecek ve onun tabilerinden olacaktır.”
8- Allame el-Kastalani (1448-1518 M.):
“Hatemünnebiyyin demek, onların sonuncusu yani peygamberlik kapısını kapayan kimse demektir. Buna göre İsa’nın nüzulü bu mührü kırmayacaktır. Çünkü o, yeryüzüne indiği zaman Peygamber (s.a.v.) in dinine tabi olarak inecektir. Zira hatemünnebiyin’den kasıt Hz. Muhammed’in son peygamber olduğudur.”
9- İbn-ü Hacer’il haysemi (1504-1565M.):
“Alimler, insanın Muhammed (s.a.v.); in şeriatiyle hükmedeceği hususunda icma etmişlerdir. İbni Asakir’in rivayet ettiği bir hadiste şöyle denilmektedir. “Haberiniz olsun ki , benimle Meryem’in oğlu arasında peygamber ve rasul yoktur. O, benden sonra ümmetimin halifesidir.” Vakıa Sübki de onun, Peygamberimiz (s.a.v.) in şeratiyle yani Kur’an ve sünnetle hükmeceğini açıklamışır.”
10- Şeyh Abdulhak ed-Dehlevi (1551-1642 M.):
“Sahih hadislerle sabit olmuştur ki, İsa yeryüzüne inecek, Muhammed (s.a.v.) in dinine tabi olacak ve onun şeriatiyle hükmedecektir.”
11- AlameZerkani (1162 H.):
“İsa yeryüzüne indiği zaman Muhammed (s.a.v.) in şeriatiyle hükmecektir. Çünkü Allah onun şeriatının neshedilmemesini istemiştir. Onun bütün şeriatleri neshetmesi, Muhammed (s.a.v.) in şeriatına delalet eder. Bu sebeple İsa (a.s.) sadece onun şeriatile hükmedecektir.”
12- Kadı Muhammed B. Ali eş-Şevkani:
“İsa (a.s.) ın ahir zamanda ineceği sahih hadislerinden anlaşılmıştır... Ve o, kullar arasında Muhammed (s.a.v.) in şeriatiyle hükmedecektir.”
13- Allame Muhammed Şükr’il Alusi:
“Sonra İsa (a.s.) yeryüzüne indiği zaman yine eski nübüveti üzerine kalacaktır. Fakat, şeriatının gerek kendisi, gerek başkası hakkında neshedilmesi sebebiye onunla amel edemeyecek ve bu şeriatın hükümlerini yürürlüğe koyamayacaktır. Ona vahy gelmeyecek ve hükümler indirilmeyecektir. Bilakis o, Peygamber (s.a.v.) in bir halifesi ve ümmetinin bir ferdi olacaktır.”
MEHDİ’NİN ZUHURU HAKKINDAKİ HADİSLER
:: islamirc.net Web Master OmerMuhtar ::
|
|