 |
 |
 |
 |
Ana sayfa |
 |
|
 |
Akidemiz ve Davamız |
 |
|
 |
Sohbet |
 |
|
|
İnsanlik Yenİ Bİr Peygambere Muhtaç Midir?
| | İNSANLIK YENİ BİR PEYGAMBERE MUHTAÇ MIDIR?
Üzerinde düşünmeye değer ikinci bir mesele şudur:
Nübüvvet, fazlaca ibadet ve amel-i saliha işlemek suretile ne kendisini bu makama ehil gören her kimsede neşet eden bir sıfat; ne de bir takım hizmet ve amelleri dolayısıyla Allahın kullarından birine ihsan ettiği bir hediyedir. O sadece bir takım özel sebeplerden dolayı Allahın kullarından seçtiği kimseye verdiği bir makamdır. Yani ortada nebi göndermeyi gerektiren sebep zuhur ederse, Allah kullarından dilediği birisini gönderir. Böyle bir ihtiyaç olmadığı zaman Allah asla peygamber göndermez.
Yeryüzünde herhangi bir kabileye herhangi bir peygamberin gönderilmesini icab ettiren sebepleri öğrenmek için Kur’an’a bir gözattığımız zaman, bu sebeplerin dört tane olduğunu görüyoruz:
1- Şu ümmete önceden bir peygamber gönderilmemiş. Gerekli talimatı öğreneceği bir başka ümmet de mevcut değil.
2- Yahut o ümmete vaktile bir peygamber göndererilmiş fakat onun getirdikleri zamanla imha olmuş ya da kendisile amel edilmeyecek derecede tahrif edilmiş veya unutulmuş...
3- Veya o ümmete bir peygamber gönderilmiş ama, getirdikleri tam değil ya da hidayede erdirecek gibi değil. Bu durumda dinin ikmali için başka bir peygamberin gönderilmesi gerekiyor.
4- Yine bir peygamber gönderilmiş. Lakin onun tasdik ve te’yidi için bir başka peygamberin gönderilmesi gerekiyor...
Bu dört sebebin Peygamber (s.a.v.) den sonra ortadan kalktığı, gerek İslam ümmeti ve gerekse başka bir ümmet olsun, Peygamber (s.a.v.) den sonra yeni bir peygamberin gönderilmesine ihtiyaç duymadığı gayet açıktır.
Bir kere bizzat Kur’an Muhammed (s.a.v.) in gönderilişinin bütün insanlara birden olduğunu ve bütün dünyayı hidayete erdirmek için gönderildiğini açıklamıştır. Allah şöyle buyurur:
“Ey Muhammed de ki: Ey insanlar, ben sizin topunuza birden gönderilen Allah’ın Rasulüyüm.”
Medeniyet tarihinden anlaşıldığına göre Peygamber (s.a.v.) in gönderilişi bütün cihanda duyulmuş ve duyulmayan yerlere de daveti ulaşmıştır. Bu sebeple yeryüzünün herhangi bir bölgesine yeni bir peygamberin gelmesine ihtiyaç yoktur. Böylece ilk sebep ortadan kalkmış oluyor.
Yine Kur’an ve hadisi şerifler, Muhammed (s.a.v.) in getirdikleri şeylerin hakiki şeklini muhafaza ettiğini, onların unutulamayacağını veya tahrif ve tebdilin karıştırılmayacağını te’yid etmektedir. Bir kere Kur’an’ın hiçbir harfi dahi değişmemiş, eksiltilmemiş veya fazlalaştırılmamıştır. Kıyamet gününe kadar da böyle kalacaktır. Bu durumda ikinci sebep de ortadan kalkmış oldu.
Sonra Kur’an Allah’ın Muhammed (s.a.v.)ile dinini tamamladığını açıklamıştır. Böylece üçüncü sebep de ortadan kalktı.
Ve şayet Muhammed (s.a.v.) ile birlikte onun tasdik ve teyidi için bir başka peygamberin gönderilmesi gerekseydi, bu o zaman gönderilirdi... İşte böylece de dördüncü sebep ortadan kalkmış oldu.
Bu dört sebepten sonra Peygamber (s.a.v.) in ardından yeni bir peygamberin gönderilmesini gerektiren beşinci sebep ne olabilir ki?!... Eğer bu ümmet bozuldu. Onun ıslah edilmesi için yeni bir peygamberin gönderilmesine ihtiyaç vardır denilirse, deriz ki: Acaba şu dünyada sadece ıslah yapması için bir peygamber gönderilmiş midir de, şimde yeni bir peygamber gönderilsin?Peygamber sadece kendisine vahyedilmek için gönderilir. Vahye ise, ancak yeni bir risaletin tebliği veya eski bir şeriatın ikmali yahut onun tahrif mikroplarından temizlenmesi anında ihtiyaç duyulur. O halde niçin bütün bu ihtiyaçlar Kur’an ve sünnetin korunması için vahye ihtiyaç duyduğu halde, yeni bir peygambere ihtiyaç hissedilmemiş de, sadece ıslahçılara muhtaç olunmuş?...
| | | Hit : 1188 | [ Geri Dön ]; [ Yazdır ] | |
|
|
|
|
Forumtags
| | | |